8 Aralık 2017 Cuma
ARDAHAN BELEDİYE BAŞKANI FARUK KÖKSOY ESNAFLARLA BİR ARAYA GELDİ
ARDAHAN BELEDİYE BAŞKANI FARUK KÖKSOY ESNAFLARLA BİR ARAYA GELDİ
Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy, İl merkezindeki lokanta, kasap, fırın ve market sahipleriyle toplantı yaptı.
Belediyenin Çok Amaçlı Konferans Salonunda gerçekleşen toplantıda, tamamlanan, yapımı devam eden ve yapılacak olan projelerle ilgili esnafı bilgilendiren köksoy, toplantıda yaptığı konuşmada; çöp toplama saatleri dışında, cadde, sokak ve meydanlara çöp bırakılmamasını da rica etti.
Sabah saat 08.00, akşam ise 20.00'den sonra çöplerin dışarıya bırakılmasını ve kaldırımların yayalara ait olduğunu belirterek, esnafa kaldırıma eşya koymamaları konusunda daha titiz davranılmasını beklediklerini kaydetti.
ardahan üniversitesi konferans
Dr. Oğurtan, ‘‘Eşinizin Gözüyle Dünyaya Bakın, Empati Kurun’’
‘‘Hz. Peygamber ve Aile İçi İletişim’’ adlı konferans Ardahan İl Müftülüğü ’nün öncülüğünde Üniversitemiz Hoca Ahmet Yesevi Konferans Salonu’nda bugün gerçekleştirildi. Konferansa: Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy ,Üniversite Rektörümüz Prof. Dr. Mehmet Biber, Ardahan Vali Yardımcısı Salih Kalkan, Ardahan İl Müftüsü Şaban Kondi, protokol üyeleri, Ardahanlılar, Üniversitemiz akademik-idari personeli ve öğrencilerimiz katıldı.
Programın açış konuşmasını gerçekleştiren Ardahan İl Müftüsü Şaban Kondi, zorlu iklim şartlarında konferansa katılan konuklara teşekkürlerini ileterek kısa bir konuşma gerçekleştirdi. Aile konulu sinevizyon gösteriminin ardından konferansa konuşmacı olarak katılan Eğitimci-Doktor (Dr.) Semin Güler Oğurtan kürsüye çıktı. Hz. Peygamberin hayatından örnekler veren Dr. Oğurtan, aile kavramı, evlilik kurumu ve iyi çocuk yetiştirme hakkında bir konuşma gerçekleştirdi. Konuklara, aile kavramı hakkında sorular sorarak konferansını sohbet şeklinde gerçekleştiren Dr. Oğurtan, sağlıklı bir evlilikte eşlerin birbirlerine karşı görevlerine dikkat çekti. Yoğun ilgi gören konferansın sonunda Ardahan Valisi Mehmet Emin Bilmez’in eşi Meral Bilmez, Dr. Oğurtan’a çiçek takdiminde bulunarak teşekkürlerini iletti. Program sahnede çekilen hatıra fotoğrafıyla sona erdi.
7 Aralık 2017 Perşembe
ARDAHANDA OKULLAR TATİL
Ardahan'da etkili olan kar yağışı sebebiyle il genelindeki tüm okullarda eğitime bir gün süreyle ara verildi. Ardahan Valisi Mehmet Emin Bilmez yaptığı açıklamada, kentte dün etkisini gösteren ve gece saatlerinde şiddetini artıran yoğun kar yağışının devam ettiğini söyledi.Yapılan değerlendirmelerde, meydana gelebilecek olumsuzluklara karşı Ardahan ve ilçelerindeki, tüm okullarda eğitim öğretime bugün ara verildiğini kaydeden Vali Bilmez, "Ardahan kent merkezi ve ilçelerimizdeki yoğun kar yağışı ve tipi sebebiyle ilk orta ve lise düzeyindeki tüm okullarda 8 Aralık 2017 tarihinde bir gün süreyle eğitime ara verdik. Kar yağışı devam ediyor. Ekiplerimiz yaşanabilecek olumsuzluklara karşın çalışmalarına devam ediyor. Kent genelinde tüm ekiplerimizle teyakkuz halindeyiz." DEDİ. CNN ARDAHAN
Atsız
Vaktiyle bir ATSIZ varmış …
Hüseyin Nihâl Atsız'ın Topal Asker şiirini yazmasına sebep olan hadise:
1915 yılının Aralık ayı. Kışın en şiddetli günleri. Türk Ordusu 37 yıldan beri Rus ve Ermeni işgali altında bulunan Kars, Ardahan, Artvin ve Batum şehirlerini Rus ve Ermeni zulmünden kurtarmak için Doğu'ya sefer düzenler. Enver Paşa komutasındaki Türk Ordusu Allahüekber Dağları'ndan aşarak düşman ordularını arkadan kuşatıp imha etmek istemektedir.Öncü kuvvetler Sarıkamış, Selim ve Kars'ın yol güzergâhındaki köyleri gizlice seferber ederler. Türk Ordusu'nun harekete geçtiğini haber alan köylüler, Türk Ordusu'na yardım etmek için hummalı bir çalışmaya koyulurlar. Hayvanlar kesip kavurma yapar, buğday kavurup kavurga, kavut hazırlar, uzun süre bayatlamayan lavaş ekmekler pişirir; çoraplar, kazaklar örer, keçe çarıklar dikerler. Ermenilerin ve Rusların baskı ve zulmünden canlarına yeten ve tahammül edemez duruma gelen bazı Türk gençleri ise Rusların, Ermenilerin tehdit ve takiplerine aldırmaksızın silahsız, donanımsız olarak köylerinden ayrılır, Türk Ordusuna katılmak için yollara düşerler.
Rusların fedailiğini yapan Taşnak ve Hınçak Ermenileri ve Rumlar gemi azıya almışlardı. Türklere yapmadıklarını bırakmıyorlardı. Köyleri basıyorlar, insanları öldürüyorlar, mallarını yağmalıyorlar, kadınlarını kızlarını kaçırıyorlardı. Halk çâresizdi. Ya canlarından olacaklardı ya da sefil zelil yaşayacaklardı. Ölmeyi sefil ve zelil yaşamaya tercih ediyorlardı.
Palasını beline bağlayıp, azığını sırtına alarak Türk Ordusu'na katılmak için yollara düşen gençlerden birisi de Ahmet Turan'dır. Ahmet Turan, Kars'ın Derecik köyündendir. İki yıldır evlidir. Bir kızı vardır. Annesi, babası ve eşiyle vedalaşıp bir gece yarısı köyünden ayrılır.
Ahmet Turan'ın da annesi ve babası ona engel olmamışlar, bilâkis ardından su serpmişler dualar etmişlerdi.
Ahmet Turan, Oltu önlerinde Türk Ordusu'na kavuşur. Ona destek kıtaların birisinde görev verilir. Ordu hareket halindedir. Türk Ordusu Aralık ayının son günlerinden Aşkale tarafından Allahüekber Dağı'na yönelir. Çok zorlukla çıktıkları dağın üzerindeki platoda tipiye tutulurlar. Ordunun büyük bir bölümü donarak şehit olur. Sağ kalan askerlerden birisi Ahmet Turan'dır. Hatta birkaç askeri de donmaktan o kurtarmıştır. Komutanı o geceki gayretlerinden dolayı onu çok beğenir ve yanına alır. Türk Ordusu, büyük bir talihsizlik olarak düşmanla savaşamadan iklimin azizliğine uğrar ve savaşamaz duruma gelir. Büyük kayıplar veren Türk Ordusu Erzurum'a çekilir. Kısa süre sonra destek kıtalarından birkaçı Irak cephesine gönderilir. Ahmet Turan da bu kıtalardan birisinin komutanının yaveri olarak Irak cephesindedir. İngilizlere karşı savaşan 6. Türk Ordusu'na destek verirler. İngilizleri bozguna uğratırlar. Bir İngiliz tümenini generalleriyle birlikte esir alırlar. Ne yazık ki Türk Ordusu bu cephede de Arapların azizliğine, daha doğrusu ihanetine uğrar. İngilizlerin bağımsızlık vaadlerine ve dağıttıkları altınlara aldanan Araplar Türk Ordusu'nu arkadan vururlar. Bu amansız çatışmalarda Ahmet Turan bacağından yaralanır. İyi bir tedavi göremez. Yaraları iyileşir ama bacak kemiğinin eğri tutması sebebiyle ayağı garip bir görünüm alır. Topallayarak yürümektedir. İki yıl kadar bu bölgede İngiliz-Hint ve aldatılmış Araplara karşı savaşırlar. Ne hazin ki Bağdat'ı Araplara bırakmak zorunda kalırlar. O günlerde İstanbul'dan bir emir gelir. Destek kıtalarından birkaçı Galiçya'ya gidecektir. Ruslara karşı savaşan Türk kolordusuna katılacaklardır. Ahmet Turan'ın içinde bulunduğu kıta da gidecektir. Komutanı onu götürmek istemez. Ahmet Turan, kıtasından ayrılmamak için komutanına yalvarır yakarır. Sonunda arzusuna kavuşur. Komutanı onu yine yanında götürür. Aylardan sonra Galiçya önlerindedirler. İki yılı aşkın bir süre de bu bölgede bulunurlar. Almanlarla birlikte Ruslara karşı savaşılar. Zaman zaman çok sor durumlarda kalırlar. Ahmet Turan birçok arkadaşını kaybeder. Birçok arkadaşı sakat kalır. Nice arkadaşı atılan bombaların altında parçalanıp meleklere katılır. Kendisi de bir kez daha yaralanır. Siperdeyken kafasına hedeflenen kurşun sakat bacağına saplanır. Bir şarapnel parçası da burnunu, çenesini dağıtır. Yine iyi bir tedavi yapılamaz. Ayağı daha da eğri ve sakat kalır. Yüzü gözü tanınmaz olur. Türkler bu cephede de Amerika'nın ve Bulgaristanların hıyanetine uğrar ve perişan bir vaziyette çekilirler. Birinci Dünya Savaşı sona ermiş, Türkler, Avusturya-Macaristan ve Almanya ile birlikte savaşı kaybederler. Uzun ve meşakkatli bir yolculuktan sonra İstanbul'a dönerler. Askerler terhis edilir. Ahmet Turan da silahını teslim eder. Silahı ile birlikte ruhunu, canını bıraktığını zanneder. Kendisiyle özdeşleşen silahından ayrı yaşayamayacağını düşünür. Düşmanları için göz dağı, kendisi için arkadaş, kardeş olan, güvendiği, dayandığı silahı artık onunla değildir. Bir değnek bulur, şimdiden geri ona dayanarak yürüyecektir. Memleketine, köyüne dönmek istemektedir. Yedi yıldır köyünden, eşinden, çocuğundan, anne ve babasından haber alamamıştır. Onların hasretiyle buram buram yanmaktadır. Onlarla kucaklaşacağı anı, onlara savaş hatıralarını anlatacağı günü aramaktadır. Topal bacağıyla kanatlanmış kuş gibidir. Uçmak istiyor, havalanıp köyüne konmak, yıllardır yolunu gözleyen eşine, çocuğuna ulaşmak istiyor. Komutanı ülkesinin neresinde neler olduğunu iyi bilmektedir. Yunanlıların İzmir'i işgal ettiğini, İtalyanların Antalya'yı, Fransızların Kahramanmaraş'ı, İngilizlerin Adana'yı, Rus ve Ermenilerin doğu illerini aldıklarını biliyor. Hatta Rus ve Ermenilerin Erzincan'dan Gümrü'ye kadar yol güzergâhındaki bütün Türk köylerini yaktıklarını, insanlarını öldürdüklerini, bütün varlıklarını alıp götürdüklerini biliyordu. Bu köyler arasında Ahmet Turan'ın köyünün de talan edildiğini ve bütün halkının samanlıklara doldurularak yakıldığını öğrenmişti. Komutan, bütün bunları bildiği için Ahmet Turan'ı İstanbul'da alıkoymak istemektedir. Yıllardır yanından ayırmadığı ve cepheden cepheye birlikte koştukları bu kahraman ve yiğit vatan evladını bırakmak istememektedir. Ancak bir türlü gerçekleri de ona söyleyememektedir. Ahmet Turan vedalaşmak için komutanının yanına gelir. Elini öpmek helallik almak ister. Komutanı elini öptürmek, o yaralı dağ parçası yiğidi kucaklar bağrına basar. Bir süre onu bırakmaz. Vücudunun büyük bir parçasının kopup gittiğini zanneder. Yüreği yanar, gözleri yaşarır ama Ahmet Turan'a hissettirmez. Kollarını çözüp bu defa omuzlarından tutup bir müddet yüzünü seyreder. İç cebinden bir kağıt çıkarır, üzerine bir şeyler yazar ve katlayıp Ahmet Turan'a uzatır ve ekler: -Ahmetçiğim, adresimi yazdım. Sakın kaybetme. Memleketine, köyüne git. Bir müddet kal, hasret gider. Eğer sıkıntıya düşersen, iş güç bulamazsan dön, bana gel. Sana iş güç bulabilirim. Burada birlikte yaşarız. Ardından yan cebinden çıkardığı birkaç kuruşu da Ahmet Turan'ın eline tutuşturur. -Bu birkaç kuruşu da al, gereğin olur. Ahmet Turan pusulayı alıp sürekli göğsünde taşıdığı hamailin arasına koyar. Parayı almak istemez. Komutanın ısrarı üzerine onu alır paltosunun iç cebine koyar. Teşekkür eder. Ahmet Turan İstanbul'dan ayrılır. O artık Kars yolundadır. Eşine, annesine, çocuğuna, babasına gitmektedir. Köyden köye, şehirden şehire, o topal bacağı ile sürünüp yürümektedir. Kimi gün yaya, kimi gün rastladığı at arabalarına binerek kimi zaman at, katır kafilelerine katılarak aylardan sonra Kars'a ulaşır. Şehir tanınmaz hâldedir.Sanki yedi yıl önce bıraktığı şehir gitmiş yerine başka bir şehir gelmiştir. Sözün gerçek anlamı ile harpten çıkmış bir şehir. Çarşıyı pazarı dolaşır bir tek tanıdık simaya rastlayamaz. İçinde ağır bir sıkıntı oluşur. Kalbi sıkışır.. Duman dolmuş bir aşhaneye girmiş gibidir. Bir an önce şehirden çıkmak ister. Tenha bir bakkalda biraz şeker, çay ve şekerleme bulur, alır. Annesi, babası, eşi ve çocuğu için İstanbul'dan satın aldığı hediyelerin yanına kor ve bohçayı bağlayıp omuzuna atar. Köyün yolunu tutar. Ata ocağı , yâr kucağı olan köyü, Kars'ın 10 km. doğusundadır. Normal bir insan iki saatte varır. Ancak Ahmet Turan topaldır, üç dört saatte ancak varacaktır. Yol boyunca eşini, evlilik günlerini, kızı Elif'i , annesini, babasını düşünür. Elif'in şimdi sekiz yaşında güzel bir kız olduğunu hayâl eder. Köyün yanıbaşındaki derin vadinin karşı kaşına varır. Oradan köy nispeten görülmektedir. Elindeki değneğe dayanıp biraz dinlenmek ve köyünü seyretmek ister. Garip bir hava hisseder. Burnuna yanık kokuları gelir. Köyün camisinin ahşap minaresi, o güzelim ağaçlar, ağaç, direklerin başındaki leylek leylek yuvaları, hiçbirisi görülmüyor. Sanki köy yere gömülmüş. Bir şeyler göremez. Ortalıkta kimseler de yoktur. Herkes yaylaya gitmiş gibi. Oysa yayla mevsimi değil. Bir anlam veremez. Yerinde duramaz, kafası, beyni uğuldamaktadır. Aklına çok garip şeyler gelir. Bir solukta vadinin dibine iner ve karşı yamaca tırmanmaya başlar. Kocaman yokuşu nasıl çıktığını bilemez. Vadinin diğer kaşına çıktığında köyün tamamını karşısında bulur. Acı gerçekle yüz yüze gelir. Dünyası yıkılır. Köy baştan başa yakılmıştır. Kimse yoktur. Bütün evler yerle bir olmuştur. Donakalır. Birden kendi evine doğru koşar. Bütün köy evleri gibi onun evi de yakılıp yıkılmıştır. Ahmet Turan'ın vücudu çözülür. Kolu kanadı yanına düşer. Dökülüp dağılacak gibidir. Bohça omzundan yere düşer. Ayakta duramaz. Takati kesişir. Bir taşın üzerine yığılır. Ellerini değneğine, alnını da ellerinin üzerine dayayıp donup kalır. Gözlerinin yaşı yerleri ıslatmaktadır. Başından geçenler gözlerinin önünden geçer. Komutanının sözlerinin hatırlar. Adresini ona niçin ısrarlar verdiğini o anda anlar. Bir müddet yanıp kavrulduktan sonra kalkıp yakılıp yıkılan evlerin arasında dolaşır. Köyün kenarındaki mezarlığa varır. Alelâde yapılmış mezarları görür. Ölülerin, kimseler tarafından toplanıp gömüldüğünü anlamakta gecikmez. Çünkü birçok cephede defalarca bu işi kendisi de yapmıştı. Mezarların toprağına yüzünü sürer, ağlar. Fatihalar okuyup ruhlarına bağışlar. Yanıp kül olan annesinin, babasının, eşinin, çocuğunun, hısım akrabalarının, ellerini yüzlerini öpmeyi umarken küllerini, topraklarının öpmek durumunda kalır. Geceye kalmadan köyden ayrılır. Yola iner, Kars'a gitmekte olan bir at arabasına biner. Arabacı, epey ötede bulunan Subatan köyünün Ermeni katliamından kurtulan sakinlerinden birisidir. Tanışırlar. Ahmet Turan, köylerinin ve köylülerinin başına gelenleri sorar. Adam, içi sızlayarak anlatır. Kâzım Karabekir Paşa'nın ordusunun Erzurum'a geldiğini öğrenen Ermenilerin Kars ve çevresinden katliama başladıklarını, Derecik Köyü'nün 671 sakinini samanlıklara doldurup, gazyağı, benzin dökerek yaktıklarını, kaçmaya çalışanları ise balta, kılıç ve yaylım ateşi ile öldürdüklerini, 671 kişiden sadece 11 kişinin kurtulabildiğini, bütün bu bölgedeki köyleri aynı şekilde yakıp yıktıklarını, talan ettiklerini göz yaşlarını boğularak söyler. Ahmet Turan durumu bütün açıklığı ile öğrenir. Artık Kars'ta durmanın yersiz olduğunu anlar. Arabacıdan ayrılırken düşürdüğü bohçayı hatırlar. Arabacıya köyünün girişinde bıraktığı bohçayı almasını içindekileri ihtiyacı olanlara dağıtmasını rica eder. Tekrar yollara düşer. Aynı yollardan aynı sıkıntı ve engellerle karşılaşarak aylardan sonra İstanbul'a ulaşır. Komutanın adresi Avrupa yakasındadır. Yolcu vapuruna binerek karşı tarafa geçmek ister. Rıhtımın, güvertenin tutacaklarına tutunarak güçlükle vapura biner. Vapur fazla kalabalık değil. Kimsenin oturmadığı büyük bir banka sendeleyip tutunarak oturur. Perişan hâldedir. Vücudu ve ruh hâli ülkesinin durumu gibidir. Saçı sakalı birbirine karışmış, avurtları çökmüş, çenesinin eğriliği ve yüzündeki derin yara izleri çehresini garip bir görünüme sokmuştur. Ayağının topallığı ise yürek yakmaktadır. Karşı tarafta birkaç kadın ve yetişkin bir kız oturmaktadır. Bunlar Ahmet Turan'ı seyretmektedirler. Onun yedi yıldır sırtından çıkaramadığı parça parça olmuş paltosuna , şalvarının uyumsuz çarpık yamalarına, yüzünün yamukluğuna ve eğik bükük topal ayağına bakıp durmaktadırlar. Aralarındaki, dış görünüşü ve tavırlarıyla yabancıyı andıran bakımlı ve alımlı kız, Ahmet Turan'a bakıp bakıp güler. Ahmet Turan bu durumdan çok müteesir olur. Yıllardır onlar için savaştığı insanlardan ilgi, sevgi beklerden böyle bir tavırlar karşılaşması onu perişan eder. Kalkıp oradan uzaklaşır. Güvertenin en kenarından bir direğe tutunup denizi ve uzakları seyre dalar. Kendisine karşı yapılan bu hakarete bir anlam veremez. Aklına, bir arkadaşının geçende anlattıkları gelir. İşgal kuvvetleri komutanı Fransız generali İstanbul'a girerken bazı İstanbullu kızlar, kadınlar Fransız ve İngiliz askerlerine çiçekler atmış. Onlara pasta çörek ikram etmişler. Acaba bu kadın ve kızlar da onlardan mıdır diye aklından geçirir. Şaşkın vaziyettedir. Vatanında kendisini garip hissetmektedir. Herkese küsmüş gibi kimsenin yüzüne bakmaz. Vapurdan inip epey uzaklaştıktan sonra hamailin içerisinden adresi çıkarır ve rastladığı kimselere sora sora komutanının evine varır. Kucaklaşırlar. Gözyaşları birbirine karışır. Ahmet Turan çocuk gibi ağlamaktadır. Hıçkıra hıçkıra, içini çeke çeke dakikalarca ağlar, anlatır. O sırada komutanın arkadaşlarından Mehmet Nail Bey'in oğlu askerî tıbbiye öğrencisi Hüseyin Nihâl olayı seyretmekte anlatılanları dinlemektedir.
Hüseyin Nihâl, bu fedâkar ve kahraman Türk gazisine yapılan densizliğe çok üzülür ve gençlik heyecanını da katarak Ahmet Turan'ın ağzından o arsız kıza bir şiirler cevap verir:
Ey saçları “alagarson” kesik hanım kız!
Gülme öyle bana bakıp sen arsız arsız!
Bacağımla alay etme pek topla diye.
Bir sorsana o topallık nerden hediye ?
Sen Şişli’de dansederken her gece, gündüz
Biz ötede ne ovalar, çaylar, ne dümdüz
Yaylaları geçtik, karlı dağları aştık;
Siz salonda dansederken bizler savaştık.
Ey dudağı kanım gibi kıpkırmızı kız,
Gülme öyle bana bakıp sen arsız arsız!
Olan işler dimağını azıcık yorsun!
Biliyorum elbisemle eğleniyorsun;
Biliyorum baldırını o kadar nazla
Örten bir tek ipek çorap kıymetçe fazla
Benim bütün elbisemden… Hatta kendimden…
Biliyorum: Çünkü bugün şu dünyada ben Neyim?
Bir hiç… işe güce yaramaz, topal…
Sen sağlamsın senin hakkın dünyadan zevk al:
Çünkü orda düşmanlarla boğuşurken biz
Siz muhteşem salonlarda şarap içtiniz!
Ey gözünün rengi bana yabancı güzel,
Her yolcunun uğradığı ey hancı güzel!
Sen yabancı kucaklarda yaşarken her gün
Yapıyorduk bizde kanla, barutla düğün.
Sen o sıcak odalarda cilveli, mahmur
Dolaşırken… Biz de tipi, fırtına, yağmur,
Kar altında kanlar döktük, canlar yıprattık;
Aç yaşadık, susuz kaldık, taşlarda yattık
Sen açılmış bir bahardın, biz kara kıştık;
Bizden üstün ordularla böyle çarpıştık…
Gülme bana bakıp pek arsız arsız
Sen ey dışı güzel, fakat içi çamur kız!
Sana karşı haykıranı mecbursun dinle;
Bugün hesap göreceğiz artık seninle:
Ben cephede geberirken, geride vatan
Aşkı ile bin belalı işe can atan
Anam, babam, karım, kızım eziliyorken
Dağlar kadar yük altında… Gel, cevap ver, sen
Bana anlat, anlat bana, siz ne yaptınız?
Köpek gibi oynaştınız, fuhşa taptınız!
Anavatan boğulurken kıpkızıl kanda
Yalnız gönül verdiniz siz zevke, cazbanda…
Ey nankör kız, ey fahişe unutma şunu:
Sizin için harbederken yedim kurşunu.
Onun için topal kaldı böyle bacağım,
Onun için tütmez oldu artık ocağım.
Nazlı nazlı yatıyorken sen yataklarda
Sallanarak ölü kaldık biz bataklarda.
Kalbur oldu süngülerle çelik bağrımız,
Bu amansız boğuşmada öldü yarımız,
Ya siz nasıl yaşadınız?
Bizim kanımız Size şarap oldu sanki… Şehit canımız
Güya sizin mezenizdi!
Yiyip içtiniz; Zıpladınız,kudurdunuz arsız,edepsiz!…
Gerçi salonlarda “yıldız” dı senin adın,
Hakkikatte fahişesin ey alçak kadın!
Ey allıklı ve düzgünlü yosma bil şunu:
Bütün millet öğrenmiştir senin fuhşunu.
Omuzunda neden seni fuzuli çeksin?
Kinimizin şiddetiyle gebereceksin!..
Hüseyin Nihâl ATSIZ
MEHMET ALİ ARSLAN
MEHMET ALİ ARSLAN
ARDAHANLI GAZETECİ – YAZAR- SOSYAL MEDYA İNTERNET UZMANI GİRİŞİMCİ – ORGANİZATÖR BİLİM İNSANI: MEHMET ALİ ARSLAN
1975 yılında Ardahan Merkez Markaköy Kora Bayramoğlu Köyü’nden doğmuştur Yayıncılık Hayatına 1990’lı Yılların baslarında istanbulda Kendisine Ait çeşitli gazete ve dergiler’de Başlamıştır ancak bu kısa sürmüştür.Çünkü o yıllarda yeni bir yayın ve medya aracı internet icat edilmiş. Bu Gelişme Mehmet Ali ARSLAN’ın Hoşuna Gitmişti. 1980’li yıllarda amerikada sadece askeri alanda kulanılan internet 1990’lı yılların başlarında dünya geneline yayıldı Türkiye ve Dünyanın Geneli internetle 1994- 1995 yıllarında Tanıştı. MEHMET ALİ ARSLAN İNTERNETTE İLK ALEMDE TEK sloganıyla internet yayıncılığına başlamıştır internete bir çok kurum ve Kişiye internet sitesi ve blog desteği vermiştir. günümüze dek devam etmektedir. profesyonel Yayıncılık Hayatına internette start veren. Mehmet Ali Arslan Aynı Zamanda AYAKLARIM KARSTA ELLERİM MARSTA Sloganıyla dünya ve uzaydan bir çok yerin tanıtımını yaptı kısacası hiç kimseyi ayırt etmeden herkesin: kültürünü – ülkesini gezegenini köyünü ilçesini ve ilini gönüllü olarak tanıttı günümüzde bu gelenek devam etmektedir. .ardahan kars Iğdır ve bu 3 ile bağlı bütün ilçe ve köylerde Mehmet ali arslan tarafından ilk internette Tanıştırılmış ve yayınlanmıştır. internette – sosyal medyada oldukça popüler olan mehmetaliarslan Dünya genelinde milyonlarca kişi tarafından takip ediliyor. aynı zamanda iyi bir organizatör olan mehmet ali arslan günümüze dek bir çok başarılı organizasyona imza atmıştır bir çok etkinliği geleneksel hale gelmiştir daha önceleri genelde tanıtım hizmetleri sunan mehmet ali arslan son yıllarda kurduğu internet haber sitelerinde gazeteciliğe yeniden dönüş yapmıştır bu günümüzde devam etmektedir
Ardahanlı Gazeteci Yazar Organizatör Mehmet Ali Arslan Bazı Söz Ve sloganları
1 Varsa olay haber Yapmak kolay
2 sensiz olamadığım zamanlarda beni sensiz bırakma
3 Köyde cami yok adam minaresini soruyor
4 Kendini yok sayanı Ben var sayamam
5 internette ilk alemde tek
6 ayaklarım karsta ellerim marsta
7 yazıyorum çünkü herkes okuyor
8 sen olmasanda olur lakin sen olunca daha güzel olur
GELENEKSEL ETKİNLİKLER
Gazeteci yazar: mehmet ali arslan internetteki yayıncılık hayatına ardahan kars ve ığdırı ilk internette yayınlıyarak ve tanıtarak başlamıştır 1990’lı yıların baslarında başta ardahan kars ığdır bu illerin ilçe ve köyleri olmak üzere türkiye ve dünyada bir çok yer ve şahsı ilk internete yayınlamıştır
Gazeteci yazar: mehmet ali arslan internetteki yayıncılık hayatına ardahan kars ve ığdırı ilk internette yayınlıyarak ve tanıtarak başlamıştır 1990’lı yıların baslarında başta ardahan kars ığdır bu illerin ilçe ve köyleri olmak üzere türkiye ve dünyada bir çok yer ve şahsı ilk internete yayınlamıştır
mehmetali arslan 2016 yılında aldığı bir kararla gerek doğum yeri olma sebebiyle gereksede yayıncılık hayatına başladığı serhat bölgesi ile ilgili çeşitli etkinlikler yapma kararı almıştır 2017 yılında gerçekleşen etkinlikler sırasıyla ardahanın kurtuluşu – ardahan festivali ve karsın kurtuluşudur
mehmetali arslan 2017 yılında ardahanın kurtuluşunu istanbulda ardahan festivalini ardahanda ve karsın kurtuluşunu istanbulda organize edip hersene tekrarlamak süretiyle gelenek hale getirmiştir.. mehmet ali arslan bunun dışında bölge ülke ve dünya genelinde kamu ve toplum yararına çeşitli etkinlikler ve organizeler yapmaktadır
mehmetali arslan 2017 yılında ardahanın kurtuluşunu istanbulda ardahan festivalini ardahanda ve karsın kurtuluşunu istanbulda organize edip hersene tekrarlamak süretiyle gelenek hale getirmiştir.. mehmet ali arslan bunun dışında bölge ülke ve dünya genelinde kamu ve toplum yararına çeşitli etkinlikler ve organizeler yapmaktadır
MEHMET ALİ ARSLAN GELENEKSEL ARDAHAN FESTİVALİ
Ardahanlı Gazeteci –yazar- internet mühendisi -ve girişimci Mehmet Ali Arslan 2017 yılından beri her sene ardahanda çeşitli etkinlikler yapıyor etkinlikler sırasıyla festival -şenlik tanıtım – ve halkla buluşma başlıkları altında yapılmaktadır
Mehmet ali arslan geleneksel Ardahan festivalleri Mehmet ali arslan’ın bir projesi olup ardahanın kültürel değerleri koruma ve tanıtma kapsamında yapılmaktadır sözü geçen etkinlikler yılda sadece bir sefer ardahanda yapılıyor
Mehmet Ali Arslan Ardahanın sosyal kültürel, ekonomik coğrafi ve endüstriyel açıdan başka toplumlara tanıtma bu değerleri sahiplenme gelecek nesillere kuşaklara aktarma ilin tanıtımı ile bağlı ilçe ve köylerin tanıtımı birlik beraberliğin pekişmesini amaçlamıştır. etkinliklerde zaman zaman konser benzeri eğlence ortamlarıda yapılmaktadır
MEHMET ALİ ARSLAN GELENEKSEL ARDAHAN KURTULUŞU
2017 yılında başlanılan mehmet ali arslan geleneksel ardahan kurtuluş etkinlikleri hersene ardahanın kurtuluş günlerinde tekrarlanmaktadır mehmetali arslan
geleneksel ardahan kurtuluş etkinliklerin ilki 2017 yılında istanbulda yapılmıştır
2017 yılında başlanılan mehmet ali arslan geleneksel ardahan kurtuluş etkinlikleri hersene ardahanın kurtuluş günlerinde tekrarlanmaktadır mehmetali arslan
geleneksel ardahan kurtuluş etkinliklerin ilki 2017 yılında istanbulda yapılmıştır
MEHMET ALİ ARSLAN GELENEKSEL KARS KURTULUŞU
2017 yılında başlanılan mehmet ali arslan geleneksel kars kurtuluş etkinlikleri hersene karsın kurtuluş günlerinde tekrarlanmaktadır mehmetali arslan
geleneksel kars kurtuluş etkinliklerin ilki 2017 yılında istanbulda yapılmıştır
2017 yılında başlanılan mehmet ali arslan geleneksel kars kurtuluş etkinlikleri hersene karsın kurtuluş günlerinde tekrarlanmaktadır mehmetali arslan
geleneksel kars kurtuluş etkinliklerin ilki 2017 yılında istanbulda yapılmıştır
NEDEN İMPARATOR MEHMET ALİ ARSLAN
ARDAHANLI GAZETECİ YAZAR SOSYAL MEDYA UZMANI MEHMET ALİ ARSLAN’a NEDEN İMPARATOR DİYORLAR
mehmet ali arslan’a imparator lakabı takan ve imparator diyen ilk ardahan kars ve ığdırlılardır günümüzde mehmet ali arslan’a hemen hemen herkes imparator diye hitap ediyor ancak işin başlangıcına bakarsak imparator ardahan kars ve ığdırlılar başlatmıştı.peki neden mehmet ali arslana imparator dediler diyorlar mehmet ali arslan serhat bölgesinde ardahan kars ığdır ilçe ve köylerini ilk internette yayınlıyan kişidir onlarca yıl serhat bölgesinde bulunan il ilçe ve köylerini tanıtı günümüzde bu devam ediyor bölgenin tanıtımının yanısıra sosyal kültürel etkinliklerini festivaleri kurtuluş etkinliklerini tek başına yaptığı için kimsenin yapamadığı etkinlikleri yaptığı için bir çok konuda etkinlikte öncü ve ilk olduğu için mehmet ali arslan imparator diyorlar
ardahan kars ığdırın sesi anadolunun nefesi ardahanlı gazeteci yazar sosyal medya uzmanı girişimci mehmet ali arslan bir makalesinde aynen şöyle diyor
ardahanlıların karslıların ığdırlıların bir imparatoru eksikti oda oldu
ee ne diyim hayırlı olsun son günlerde ardahan kars ığdır haber ve gazete sitelerinde hakkımda yazılan çizilenleri takip etmekteyim hemşehrilerim başarılarımı paylaşıyor yayınlıyor sağolsunlar herkese teşekkür ediyorum ne yapalım madem imparator diyorsunuz o zaman bizim daha yapacak çok işimiz var daha öncede kral demiştiniz sizlere layık olduk bundan sonrada ardahan kars ığdırlı hemşehrilerime ve dünya genelinde milyonlarca takipçime layık olmaya çalışacam imparator: mehmet ali arslan
ardahanlıların karslıların ığdırlıların bir imparatoru eksikti oda oldu
ee ne diyim hayırlı olsun son günlerde ardahan kars ığdır haber ve gazete sitelerinde hakkımda yazılan çizilenleri takip etmekteyim hemşehrilerim başarılarımı paylaşıyor yayınlıyor sağolsunlar herkese teşekkür ediyorum ne yapalım madem imparator diyorsunuz o zaman bizim daha yapacak çok işimiz var daha öncede kral demiştiniz sizlere layık olduk bundan sonrada ardahan kars ığdırlı hemşehrilerime ve dünya genelinde milyonlarca takipçime layık olmaya çalışacam imparator: mehmet ali arslan
CNN ARDAHAN
CNN ARDAHAN - CNN KARS VE CNN ARDAHAN WORLD
Birden çok internet sitesi sayfası blog sitesi ve
sosyal medya sitelerinde faaliyet gösteren çok
uluslu ve çok amaçlı bir oluşumdur cnn ardahan ve
cnn kars görsel ve yazılı medya organlarında
faliyet göstermek için tasarlanmıştır cnnardahan
cnn kars ve cnn ardahan world - ardahanı karsı ve
ığdırıda ilk internette yayınlıyan Ardahanlı
Gazeteci yazar sosyal medya uzmanı girişimci:
MEHMET ALİ ARSLAN tarafından 2016 yılında
kurulmuştur CNN ARDAHAN portallarında sadece
ardahan ile ilgili yayınlar yapılmaktadır
CNN KARS kars ve dünya geneline hitab eden
yayınlar yapmaktadır CNN ARDAHAN WORLD ise
dünya geneline yönelik yayınlar yapmaktadır
CNN ARDAHAN GİRİŞ Sadece Ardahan
6 Aralık 2017 Çarşamba
3 Aralık 2017 Pazar
Ardahan Milletvekili öztürk yılmaz
Öztürk yılmazın dokunulmazlık dosyası mecliste CHP Genel Başkan yardımcısı ve aynı zamanda CHP Ardahan Milletvekili olan Öztürk Yılmaz'ın dokunulmazlık dosyası çok sayıda milletvekili dosyası ile birlikte TBMM'ye sevk edildi.
CHP Ardahan Milletvekili olan Öztürk Yılmaz, sosyal medya hesabından dokunulmazlık dosyasının TBMM'ye sevk edilmesine sert tepki gösterdi. Yılmaz'ın açıklaması şöyle:
Dokunulmazlık dosyam TBMM’ye sevkedilmiş. Ne yaptım da dokunulmazlığım kaldırılıyormuş? Sizin gibi hırsızlık mı yaptım?
Ben vatansever, Atatürkçü, demokrat ve Allaha sonsuz inanan biriyim.
Alın o dokunulmazlığı ve milletvekilliğini başınıza çalın!
Allah’tan başka kimseye de eğilmedim ve eğilmem. Siz de bunu biliyorsunuz!
Ben bu mücadeleyi koltuk için yapsaydım Büyükelçi olduktan sonra keyfini sürerdim ve siyasete girmezdim. Karşınızda asalak, şakşakçı yok!
Beni katil terör örgütü korkutamamış da siz kimsiniz ki korkutacaksınız?
Allah büyüktür. Bu devrana son vereceğiz. Bu milletin öz evlatlarını bu tür aşağılık korkularla mı susturacaksınız?
2019’a çok kalmadı. Görüşeceğiz.
Adım ÖZTÜRK. Soyadım ise YILMAZ. İyi okuyun….. Bildiğinden geri duran da alçaktır! Hodri meydan….
CHP Ardahan Milletvekili olan Öztürk Yılmaz, sosyal medya hesabından dokunulmazlık dosyasının TBMM'ye sevk edilmesine sert tepki gösterdi. Yılmaz'ın açıklaması şöyle:
Dokunulmazlık dosyam TBMM’ye sevkedilmiş. Ne yaptım da dokunulmazlığım kaldırılıyormuş? Sizin gibi hırsızlık mı yaptım?
Ben vatansever, Atatürkçü, demokrat ve Allaha sonsuz inanan biriyim.
Alın o dokunulmazlığı ve milletvekilliğini başınıza çalın!
Allah’tan başka kimseye de eğilmedim ve eğilmem. Siz de bunu biliyorsunuz!
Ben bu mücadeleyi koltuk için yapsaydım Büyükelçi olduktan sonra keyfini sürerdim ve siyasete girmezdim. Karşınızda asalak, şakşakçı yok!
Beni katil terör örgütü korkutamamış da siz kimsiniz ki korkutacaksınız?
Allah büyüktür. Bu devrana son vereceğiz. Bu milletin öz evlatlarını bu tür aşağılık korkularla mı susturacaksınız?
2019’a çok kalmadı. Görüşeceğiz.
Adım ÖZTÜRK. Soyadım ise YILMAZ. İyi okuyun….. Bildiğinden geri duran da alçaktır! Hodri meydan….
Hdp ardahan
Görev alan tüm arkadaşlarımızı tebrik eder kendilerine başarılar dileriz.
Enişte
ARDAHANLI ŞAİR ENGİN AYDIN ENİŞTE İÇİN ŞİİR YAZDI
Rüşvet ve yolsuzluk suçlamasıyla tutuklanan Azeri asılı türk vatandaşı iş adamı Rıza Sarraf
ülke gündemini meşgul etmeye devam ederken ardahanlı şair engin aydın'da enişte sarraf için bir şiir yazdı - cnn ardahan
2 Aralık 2017 Cumartesi
Hoçfed krizi çözüldü
HOÇFED KRİZİ ÇÖZÜLDÜ
MEHMET ALİ ARSLAN ADMİNLERİ İKNA ETTİ HOÇFED HOÇVANLILAR GECESİNE DAVET -EDİLECEK
Önümüzdeki haftalarda istanbulda yapılacak ardahan hoçvan tanıtım günleri ve buluşması
startı verildi ardahan hoçvan tanıtım ekibine bağlı adminlerin hoçfedi istememesi krizide son buldu.. hoçvan ve göle adminleri daha önce yaptıkları açıklamalarda
hoçvan ve göle etkinliklerinde köy dernekleri mahtap alınacak hoçfed kapsam dışındadır
açıklamasında bulunmuşlardı. bunun üzerine gecenin organizatörü mehmet ali arslan
üst üste yaptığı görüşmelerde admnleri ikna ettiği öğrenildi
TARİHİ BULUŞMA ARALIK AYI İÇERİSİNDE YAPILMASI PLANLANILIYOR
Mehmet ali arslanın 23-24-25 şubat günleri istanbulda geleneksel ardahan kurtuluş
programı var bu yüzden hoçvanlılar gecesi fazla geciktirmeden gerçekleşecek..Ardahan hoçvan tanıtım ve buluşma etkinliğin tarihi ve yeri pazartesi günü açıklanacağı aldığımız haberler
arasındadır
1 Aralık 2017 Cuma
MALTEPE ARDAHANLILAR DERNEĞİ
MALTEPE ARDAHANLILAR DERNEĞİ BAŞKANLIĞINDAN
Daha önce Kars Valiliği yapmış, şimdi Edirne Valisi olan Günay Özdemir’in SOLO TÜRK gösterisi sırasında yapmış olduğu çok sıradan ve düşüncesizce yapılmış olan gösteri değerlendirmesi umuyoruz ki her iki kentin de insanlarını üzmüştür.
Hakkı ve haddi olmadan yapılan bu değerlendirmesini talihsiz ve anlamsız bulduğumuzu ifade ediyoruz.
Valinin açıklamaları Sarıkamış’ta verdiğimiz 90.000 şehidin kemiklerini sızlatmıştır.
Ayrıca, bölücü ve kışkırtıcı bir dil kullanarak halkı kin ve nefrete teşvik etmiştir. Taa Osmanlı dönemlerinde bile sınır bekçiliği yapmış bir kente dair yapılan haksız ve anlamsız açıklamayı reddediyor, ilgili valinin tüm Kars halkından özür dilemesini bekliyor, İçişleri Bakanlığımızın da valilik makamını bu tür kişilerden kurtarmasını diliyoruz.
Talihsiz açıklama:
‘’EDİRNE HALKI VATANINI SEVER"
Edirnelilerin vatan sevgisini överken talihsiz açıklamaların altına imzasını atan Vali Özdemir, SOLO TÜRK gösterisini örnek vererek,aynı gösterinin Kars-Sarıkamış'ta görev yaptığı yıllarda da yapıldığını ve orada yaşayan insanların Edirne'deki kadar aynı duyguyu taşımadıklarını belirtti.
Vali Özdemir, "Sarıkamış'ta da SOLO TÜRK ile beraberdik. Ama bu kadar duygusal değildi.
Çünkü Edirne halkı vatanını seven, bayrağına sahip çıkan, Atatürk'ün kurduğu cumhuriyete sahip çıkan halktır. Edirnelileri tanımaktan büyük mutluluk duydum.
Artık Edirneliyim ve Edirne'yi her yerde yaşayacağım.’’
Yaşar GELER
Başkan
Maltepe Ardahanlılar Derneği
Yönetim Kurulu Adına
29 Kasım 2017 Çarşamba
ardahan valisi mehmet emin bilmez hoçvandaydı
ARDAHAN VALİSİ MEHMET BİLMEZ MARKAKÖY KORA VE ÇEVRE KÖYLERİNİ ZİYARET ETTİ HOÇVANLILARDAN VALİYE YOĞUN İLGİ Vali Mehmet Emin Bilmez, Köy ziyaretleri kapsamında Hoçvan bölgesinde, Nebioğlu, Ömerağa, Bayramoğlu, Binbaşar köylerini, ziyaret etti. Köy muhtarları ve vatandaşlarla bir araya gelen Vali Bilmez, köylerin sorunlarını, eksikliklerini yerinde görmek ve vatandaşlarla buluşmak amacıyla ziyaretlerde bulunduğunu söyledi. Ziyaretlerinde Ardahan’ın güzelliklerine ve ekonomisine değinen Vali Bilmez, “Rabbim her yere güzellik vermiş ama bu coğrafyanın güzelliği, Ardahanımızın güzelliği gerçekten çok özel. Burası doğal güzellikleri ile bakir bir alan. Her bölgenin geçim kaynağı ayrıdır. Bazı bölgelerde madenler, bazı bölgelerde fabrikalar var. Bizim bölgemizde ise hayvancılık yapılıyor. Vatandaşlarımızın büyük bir bölümü hayvancılık yaparak geçimini sağlıyor. İlimizin ekonomisi de hayvancılığa bağlı. Bu nedenle biz burada hayvancılığı daha iyi koşullarda yapmalıyız” dedi. Birliğe, beraberliğe ve eğitim konularına da vurgu yapan Vali Bilmez daha sonra şöyle konuştu: “Bizim için önemli olan şey birliğimiz, beraberliğimizdir. Bizi bölmeye, ayrıştırmaya çalışanlara hep birlikte karşı durmaktır. Biz bir ve bütün olur isek çözeceğimiz hiçbir sorun kalmaz. Geçmişte çok acılar yaşandı. Sağcı, solcu diyerek ayrıştırdılar. Ondan daha önce Rus işgalinde çok sıkıntılar yaşadık. Ama bütün ırklarıyla hep birlikte düşmana karşı durduk, mücadele ettik. Bu coğrafyayı birlikte savunduk ve yıllardır birlikte yaşıyoruz. Elbette ki fikirlerimiz olacak ama birbirimize saygımızı asla yitirmeyeceğiz. Kültürümüzü, değerlerimizi yaşatacağız. Bu anlamda Çocuklarımızın eğitimini önemsiyoruz. Çünkü çocuklarımız bizim geleceğimiz. Bu geleceği sağlam temeller üzerine kurmak için hep birlikte gayret göstermek durumundayız. Onun için onların eğitimi noktasında devlet olarak elimizden gelen her şeyi yapacağız. Burada anne ve babalara da büyük görev düşmektedir. Sizler gayret edeceksiniz biz de devlet olarak her türlü desteği sağlayacağız
27 Kasım 2017 Pazartesi
ardahanda 5 kişi gözaltında cnn ardahan
ARDAHANDA 5 KİŞİ MAHKEMEYE SEVK EDİLDİ
ARDAHANDA 5 KİŞİ MAHKEMEYE SEVK EDİLDİ Ardahanda sosyal medya hesaplarından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a hakaret ve
terör örgütü pkk'nın propagandasını yaptıkları iddasıyla 5 kişi gözaltına alındı. emniyette işlemleri tamamlanan zanlılar adliyeye sevk edildi
Gelişmeler olursa paylaşacağız CNN ARDAHAN SİTELERİNDE TAKİPTE KALINIZ
26 Kasım 2017 Pazar
ardahan tanıtım günleri
MURKALILAR TANITIM GÜNÜNDE KAŞARI YAĞI BİTİRDİ
Ardahan dernekleri bu hafta istanbulda tanıtım günleri düzenledi
istanbul maltepede yapılan büyük etkinliğin yanısıra istanbul küçükçekmecedede küçük bir ardahan tanıtım günü yapıldı
hoçvan köylerinden olan binbaşar köyü derneği ardahan kars ığdır binbaşar köyü adı altında tanıtım günü düzenledi
küçükçekmecede gerçekleşen tanıtım gününde yöresel ürünlerin tamamı satıldığı öğrenildi
Ardahan tanıtım günleri
Günler önce reklamı ve duyurusu yapılan ardahan tanıtım günleri istanbul maltepe sahilinde yapıldı
binlerce kişinin katıldığı tanıtım günleri tam not aldı daha önce yapılan tanıtım günlerine nazaran kalabalık geçen
ardahan tanıtım günlerinde etkinlikte stant açan esnafında yüzü güldü
istanbul ardahan dernekler federasyonu öncülüğünde yapılan tanıtım günlerine ardahanın diğer dernekleride destek verdi
yapılan Tanıtım günlerine Ardahanlıların Yoğun olduğu esenyurttaki ardahan derneklerinin katılmaması dikkat çekti
MEHMET ALİ ARSLAN TEBRİK ETTİ
ardahan kars ve ığdır derneklerini başarısızlıktan dolayı sık sık eleştiren genel yayın Yayın yönetmenimiz
Mehmet ali arslan'da ardahan dernekler federasyonu ve etkinlikte ortakça hareket eden diğer ardahan derneklerini
tebrik etti : CNN ARDAHAN İSTANBUL
25 Kasım 2017 Cumartesi
Rus komutan Ardahan
ARDAHANI DÜNYAYA TANITAN KOMUTAN İADE EDİLİYOR
KÜLTÜR ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş, Kars Müze Müdürlüğü'nde muhafaza edilen Ardahan'daki kazı sırasında bulunan Rus generale ait cesedin Polonya'ya iade edileceğini söyledi.
https://www.facebook.com/cnnardahan
Özel uçakla Kars Harakani Havalimanı'na gelen Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş'u, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, Ak Parti Kars Milletvekili Yusuf Selahattin Beyribey, Belediye Başkanı MHP'li Murtaza Karaçanta, Kafkas Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sami Özcan, Kültür ve Turizm İl Müdürü Hakan Doğanay, Müze Müdürü Necmettin Alp, AK Parti İl Başkanı Adem Çalkın ve partililer karşıladı. Bakanlar Arslan ve Kurtulmuş buradan 11 ve 12'nci yüz yıla ait İslam mimarisi eserlerini de barındıran ve Dünya Mirası olarak tescillenen Ani Ören Yeri'ni ziyaret etti. Bakanlar Arslan ve Kurtulmuş, İl Kültür ve Turizm Müdürü Hakan Doğanay, Kars Müze Müdürü Necmettin Alp ve Kazı Başkanı Prof. Dr. Fahriye Bayram'dan Ani Ören Yeri hakkında bilgi aldıktan sonra Menhuçehr Camii, Dikran Honentz ve Katedral Kilisesi'ni gezdi. Bakan Kurtulmuş Menhuçehr Camii'nde Tarihi İpek Yolu Köprüsü'nün fotoğrafını çekti. Kurtulmuş, Katedral Kilisesi'nin ayakta zor durduğunu görünce buraların kurtarılması gerektiğini belirtti. Bakan Kurtulmuş ayrıca, 2000'li yıllarda Ermenistan'daki taş ocaklarında patlatılan dinamitler nedeniyle buradaki birçok yapının zarar gördüğünü fakat 2006 yılından bu yana Türkiye'nin girişimleriyle Ermenistan'ın artık dinamit patlatmadığını söyledi. Kurtulmuş, Ani Ören Yeri'ndeki eserlerin kurtarılması için bölgede aynı taşların olup olmadığını da sordu. "Evet" yanıtını alan Bakan Kurtulmuş bölgedeki tarihi dokunun kurtarılması için çalışmaların hızlandırılacağını belirtti
CNN ARDAHAN
24 Kasım 2017 Cuma
ardahan tanıtım günleri başladı
ardahan tanıtım günleri başladı
ardafed - istanbul ardahan dernekler federasyonu öncülüğünde yapılan ardahan tanıtım günleri istanbul maltepe sahilinde başladı tanıtım günleri pazar gününe kadar sürecek
CNN ARDAHAN
18 Kasım 2017 Cumartesi
YAŞAR GELEN YAZDI - İHTİYAÇ MI, SÜSLEME Mİ?
YAŞAR GELEN YAZDI - İHTİYAÇ MI, SÜSLEME Mİ?
İnsanların yaşamlarında çeşitli şekillerde ihtiyaçları olur. Bu ihtiyaçların bir bölümü yani olmazsa olmazı olan doğal ihtiyaçlar, bir bölümü de şartları uygun olduğunda keyfe keder yapılan harcamalarla karşılanan ihtiyaçlardır. Aslında bu ikincisine ihtiyaç demek te doğru değildir.
Toplumun mihenk taşı olan aile, ailelerin oluşturduğu küçük sosyal guruplar- sosyal topluluklar, mahalleler, köyler, ilçeler, iller ve ülkeler biçiminde genişler. Aileden başlamak kaydıyla tüm toplumların ya da sosyal gurupların her birinin ayrı ayrı olmak üzere değişik doğal ihtiyaçları vardır. Doğal ihtiyaçlar bütçelerin elverdiği ölçüde zorunlu ve öncelikli ihtiyaçlar şeklinde sıralanır. Yani doğal ihtiyaç ta olsa öncelik sırası olur bu ihtiyaçların. Mesela; yeme-içme en öncelikli, giyinme-örtünme ikinci öncelikli, barınma üçüncü öncelikli vb. şekilde devam eder öncelikler. Yani aç olan bir insana bisiklet vermek onun için hiçbir anlam ifade etmez. Ya da susuz kalmış bir canlıya ev vermek te bir şey ifade etmez. Doğal ihtiyaçlar karşılandıktan sonra da arta kalan ekonomiyle zevk alacağınız veya mutlu olacağınız bir takım şeyleri yapabilir ya da alabilirsiniz. Bu anlatımlardan sonra ben şuraya gelmek istiyorum. Toplumların ve toplumu yöneten kişi veya kurumların da öncelikleri olmalı diye düşünüyorum. Yani her işin bir planlaması olmalı. Bu planları uygularken de ekonomisine ve önceliklerine uygun davranmaları gerekmektedir. Örneğin; bir kentin ve o kentte yaşayan toplumun ihtiyaçları vardır. Bu ihtiyaçlarda da öncelikleri olmalıdır. Mesela su doğal bir ihtiyaçtır ve su şebekesinin o şehrin ihtiyacını karşılayacak boyutta olması gerekmektedir.
Atık su, kanalizasyon sistemleri, yağmur sularını toplama kanalları o kentin en öncelikli sorunu olmalı. Olmalı ki, bir yağmur yağdığında şehir ortasında seller oluşmamalı, kanalizasyonlar taşmamalı, taşıp evleri ve işyerlerini doldurmamalı. Elektrik, doğalgaz, toplu taşıma vb. en doğal ihtiyaçlar öncelikli olarak karşılanmalı. Bu ve buna benzer doğal ihtiyaçlar karşılandıktan sonra da kalan ekonomiyle değişik alanlara yatırımlar yapılmalı. Toplumun ortaklaşa yararlanabileceği parklar, bahçeler, spor ve oyun alanları inşa edilmeli.
Yukarıda saydığım tüm bu yatırımlar ve ihtiyaçlar neyle veya nereden karşılanıyor? Tabi ki halkın verdiği vergilerden. Peki benim verdiğim vergi ile benim tüm doğal ihtiyaçlarım karşılandı mı ki yine ben ve benim gibi vergi veren milyonlarca insanın paraları yol kenarlarına süs olarak harcanıyor. Bir kentin temiz, düzenli, güzel ve estetik görünümü her insanın ya da her her toplumun istediği ve arzu ettiği bir durumdur. Ancak bu gibi güzellik ve estetik olayı halkın parasını çarçur etmeden, boşa harcamadan anlamlı ve güzel projelere kullanılmalı. Burada sözüm tabi ki belediyeleredir. Özellikle İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ nin uygulamasını hiç mi hiç doğru bulmuyorum. Benim gibi olarca insanın olduğunu da biliyorum. Özellikle E-5 ya da D-100 diye adlandırılan karayolunun kenarlarında ya genişletme ya da yan yol yapımı sonrasında oluşan toprak alanlar önce betonla kaplanıyor, sonra demir ağlarla örülüyor daha sonra üzerine tahta, plastik, taş, çim, ağaç vs. malzemelerle kaplamalar yapılarak sözüm ona süslemeler yapılıyor. E güzel de be kardeşim o toprak alanları daha basit ve daha ucuz malzemelerle hatta daha doğal malzemelerle yeşillendirme yapamaz mısınız? Elbette ve bal gibi de yaparsınız. Ama bu kez milyarlarca lira harcamazsınız. Hem vatandaşın parası da çöp olmaz. Bence buralara sırf birilerine iş çıkarmak, ekonomik fayda sağlamak yerine her şiddetli yağmurda taşan dereleri, kanalları, kanalizasyon kanallarını, atık su ve yağmur suyu sistemlerini, mazgalları vb. gibi sorunları giderecek olan yerlere harcasanız daha güzel olmaz mı? Daha güzel ve de daha yararlı olacağı düşüncesindeyim.
Bence devletimizin önceliği ihtiyaçlar olmalı, süslemeler olmamalı. O süslemeler yerine okul, cami, yurt, pansiyon, lokal, kurs merkezleri, ihtiyaç sahiplerine barınma- sığınma evleri, rehabilitasyon merkezleri, madde bağımlıları için tedavi ve rehabilite merkezleri, kimsesizlere yeme-barınma ya da iş ihtiyaçları karşılanmalı.
Ama şuna inanıyorum ki, devlet planlamasında bu saydıklarım öncelikli olarak sıralanmıştır. Ancak ne hikmetse yerel yönetimler bu tip sorunlara uzak kalıp, keyfe keder yerlere harcama yapıyor. Bu yazdığım yazı aslında sadece E-5 kıyısıyla ilgili değildir. E-5 örnek olsa da keyfe keder harcama yapan parti ayrımsız tüm belediyeleredir. Paralarımızın doğru yerlere harcanması dileğiyle!
Toplumun mihenk taşı olan aile, ailelerin oluşturduğu küçük sosyal guruplar- sosyal topluluklar, mahalleler, köyler, ilçeler, iller ve ülkeler biçiminde genişler. Aileden başlamak kaydıyla tüm toplumların ya da sosyal gurupların her birinin ayrı ayrı olmak üzere değişik doğal ihtiyaçları vardır. Doğal ihtiyaçlar bütçelerin elverdiği ölçüde zorunlu ve öncelikli ihtiyaçlar şeklinde sıralanır. Yani doğal ihtiyaç ta olsa öncelik sırası olur bu ihtiyaçların. Mesela; yeme-içme en öncelikli, giyinme-örtünme ikinci öncelikli, barınma üçüncü öncelikli vb. şekilde devam eder öncelikler. Yani aç olan bir insana bisiklet vermek onun için hiçbir anlam ifade etmez. Ya da susuz kalmış bir canlıya ev vermek te bir şey ifade etmez. Doğal ihtiyaçlar karşılandıktan sonra da arta kalan ekonomiyle zevk alacağınız veya mutlu olacağınız bir takım şeyleri yapabilir ya da alabilirsiniz. Bu anlatımlardan sonra ben şuraya gelmek istiyorum. Toplumların ve toplumu yöneten kişi veya kurumların da öncelikleri olmalı diye düşünüyorum. Yani her işin bir planlaması olmalı. Bu planları uygularken de ekonomisine ve önceliklerine uygun davranmaları gerekmektedir. Örneğin; bir kentin ve o kentte yaşayan toplumun ihtiyaçları vardır. Bu ihtiyaçlarda da öncelikleri olmalıdır. Mesela su doğal bir ihtiyaçtır ve su şebekesinin o şehrin ihtiyacını karşılayacak boyutta olması gerekmektedir.
Atık su, kanalizasyon sistemleri, yağmur sularını toplama kanalları o kentin en öncelikli sorunu olmalı. Olmalı ki, bir yağmur yağdığında şehir ortasında seller oluşmamalı, kanalizasyonlar taşmamalı, taşıp evleri ve işyerlerini doldurmamalı. Elektrik, doğalgaz, toplu taşıma vb. en doğal ihtiyaçlar öncelikli olarak karşılanmalı. Bu ve buna benzer doğal ihtiyaçlar karşılandıktan sonra da kalan ekonomiyle değişik alanlara yatırımlar yapılmalı. Toplumun ortaklaşa yararlanabileceği parklar, bahçeler, spor ve oyun alanları inşa edilmeli.
Yukarıda saydığım tüm bu yatırımlar ve ihtiyaçlar neyle veya nereden karşılanıyor? Tabi ki halkın verdiği vergilerden. Peki benim verdiğim vergi ile benim tüm doğal ihtiyaçlarım karşılandı mı ki yine ben ve benim gibi vergi veren milyonlarca insanın paraları yol kenarlarına süs olarak harcanıyor. Bir kentin temiz, düzenli, güzel ve estetik görünümü her insanın ya da her her toplumun istediği ve arzu ettiği bir durumdur. Ancak bu gibi güzellik ve estetik olayı halkın parasını çarçur etmeden, boşa harcamadan anlamlı ve güzel projelere kullanılmalı. Burada sözüm tabi ki belediyeleredir. Özellikle İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ nin uygulamasını hiç mi hiç doğru bulmuyorum. Benim gibi olarca insanın olduğunu da biliyorum. Özellikle E-5 ya da D-100 diye adlandırılan karayolunun kenarlarında ya genişletme ya da yan yol yapımı sonrasında oluşan toprak alanlar önce betonla kaplanıyor, sonra demir ağlarla örülüyor daha sonra üzerine tahta, plastik, taş, çim, ağaç vs. malzemelerle kaplamalar yapılarak sözüm ona süslemeler yapılıyor. E güzel de be kardeşim o toprak alanları daha basit ve daha ucuz malzemelerle hatta daha doğal malzemelerle yeşillendirme yapamaz mısınız? Elbette ve bal gibi de yaparsınız. Ama bu kez milyarlarca lira harcamazsınız. Hem vatandaşın parası da çöp olmaz. Bence buralara sırf birilerine iş çıkarmak, ekonomik fayda sağlamak yerine her şiddetli yağmurda taşan dereleri, kanalları, kanalizasyon kanallarını, atık su ve yağmur suyu sistemlerini, mazgalları vb. gibi sorunları giderecek olan yerlere harcasanız daha güzel olmaz mı? Daha güzel ve de daha yararlı olacağı düşüncesindeyim.
Bence devletimizin önceliği ihtiyaçlar olmalı, süslemeler olmamalı. O süslemeler yerine okul, cami, yurt, pansiyon, lokal, kurs merkezleri, ihtiyaç sahiplerine barınma- sığınma evleri, rehabilitasyon merkezleri, madde bağımlıları için tedavi ve rehabilite merkezleri, kimsesizlere yeme-barınma ya da iş ihtiyaçları karşılanmalı.
Ama şuna inanıyorum ki, devlet planlamasında bu saydıklarım öncelikli olarak sıralanmıştır. Ancak ne hikmetse yerel yönetimler bu tip sorunlara uzak kalıp, keyfe keder yerlere harcama yapıyor. Bu yazdığım yazı aslında sadece E-5 kıyısıyla ilgili değildir. E-5 örnek olsa da keyfe keder harcama yapan parti ayrımsız tüm belediyeleredir. Paralarımızın doğru yerlere harcanması dileğiyle!
Yaşar GELER
Uz. Eğitimci-Yazar
Uz. Eğitimci-Yazar
17 Kasım 2017 Cuma
ardahan posof elması
Ardahan'ın Posof ilçesiyle özdeşleşen içi de dışı gibi kırmızı olan elma için coğrafi işaret tescili başvurusu yapıldı. Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Çetin Demirci, Posof bölgesinde yetiştirilen içi dışı kırmızı elmanın coğrafi işaret tescili için Türk Patent ve Marka Kurumuna başvuruda bulunduklarını belirtti. Demirci, içi kırmızı elmanın, şeker hastalığına iyi geldiğini, dişlerin temizlenmesine katkıda bulunduğunu, ağızdaki bakteri miktarını düşürerek diş çürümelerini azalttığını, kabuklarında zengin lif kaynağı olması nedeniyle bağırsak kanserini önleyici etkiye sahip olduğunu, bağırsak parazitlerine iyi gelerek kabızlık sorununu giderdiğini, yemeklerin kolay sindirilmesinde yardımcı olduğunu, midedeki safra asitlerini emerek karaciğer ve 12 parmak bağırsağına bir çok faydası olduğunu, karaciğeri temizlemesi, kandaki kolesterol miktarını düzenlemesi, bağışıklık sitemini kuvvetlendirme gibi birçok yararı olduğunu dile getirerek, ürünün coğrafi işaret alabilmesiyle ilgili incelemelerin başlatıldığını açıkladı. İçi kırmızı elmanın, sadece Ardahan'ın Posof ilçesinde yetişen bir tür olduğunu söyleyen Demirci, "Bu içi kırmızı elma çeşidinin üretimini geliştirmek ve dış pazara sunmak adına coğrafi işaret tescili almak üzere çalışmalara başladık. Bu kapsamda marka patent ve danışmanlık hizmeti veren Figen Konak, Marka Patent ve Danışmanlık şirketi ile protokol imzaladık ve içi kırmızı elmanın coğrafi işaret tescili için çalışmalarımız başlanmıştır. Coğrafi işaret tescil çalışmalarımız Posof kırmızı elması ile sınırlı kalmayacak. Ardahan'a özgü yerel ürünlerin coğrafi işareti tescil ettirmek üzere çalışmalar devam edecek" şeklinde konuştu
14 Kasım 2017 Salı
MEHMET ALİ ARSLAN Ve CNN ARDAHAN'dan ARDAHAN TANITIM GÜNLERİNE TAM DESTEK
MEHMET ALİ ARSLAN Ve CNN ARDAHAN'dan TANITIM GÜNLERİNE TAM DESTEK
sosyal medya siteleri ve sayfalarında milyonlarca kişi tarafından takip edilen gazeteci yazar sosyal medya uzmanı MEHMET ALİ ARSLAN ve yeni oluşumu CNN ARDAHAN'a bağlı adminler 23-24-25-26 Kasım tarihlerinde istanbul maltepede yapılacak ardahan tanıtım günlerine tam destek geldi konu ile ilgili bir açıklama yapan gazeteci yazar Mehmet Ali Arslan Ardafed ardahan dernekler federasyonu öncülüğünde yapılacak ardahan tanıtım günlerini önemsiyorum bu büyük etkinliğe hiç bir ardahanlının sesiz kalmaması lazım diye düşünüyorum.. gerek şahsım gerekse bana bağlı oluşumlar bu etkinlikte yer alacaktır destek olacağız mehmet ali arslan ve oluşumları ardahan için yapılan her güzel çalışmaya gönülden
destek olmuştur olmaya devam edecektir diye konuştu
ATSO'DAN POSOF ELMASI COĞRAFİ İŞARETİ TESCİLİ
ATSO'DAN POSOF ELMASI COĞRAFİ İŞARETİ TESCİLİ
Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Çetin DEMİRCİ
Ardahan Bölgesinde yetiştirilen 26 farklı elma çeşidinde biri olan Posof ilçemizde yetişen İçi Kırmızı Elma çeşidinin şeker hastalığına ,öksürük, bronşit gibi hastalıklara iyi geldiğini söylemekte ve bu çeşitleri hastalıklara karşı koruyucu olarak tüketmektedir. Bu amaçla Bu İçi Kırmızı Elma çeşidinin üretimi geliştirmek ve dış pazara sunmak adına coğrafi işaret tescili almak üzere çalışmalara başlamış olup bu kapsamda marka patent ve danışmanlık hizmeti veren FİGEN KONAK MARKA PATENT VE DANIŞMANLIK HİZMETLERİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ ile protokol imzalandığını ve oda olarak Posof kırmızı elmasının coğrafi işaret tescili için çalışmalarımız başlanmıştır.Coğrafi işaret tescil çalışmalarımız Posof Kırmızı Elması ile sınırlı kalmayacak Ardahan ‘a özgü yerel ürünlerin coğrafi işareti tescil ettirmek üzere çalışmalar yapılacağını ifade etti.
Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Çetin DEMİRCİ
Ardahan Bölgesinde yetiştirilen 26 farklı elma çeşidinde biri olan Posof ilçemizde yetişen İçi Kırmızı Elma çeşidinin şeker hastalığına ,öksürük, bronşit gibi hastalıklara iyi geldiğini söylemekte ve bu çeşitleri hastalıklara karşı koruyucu olarak tüketmektedir. Bu amaçla Bu İçi Kırmızı Elma çeşidinin üretimi geliştirmek ve dış pazara sunmak adına coğrafi işaret tescili almak üzere çalışmalara başlamış olup bu kapsamda marka patent ve danışmanlık hizmeti veren FİGEN KONAK MARKA PATENT VE DANIŞMANLIK HİZMETLERİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ ile protokol imzalandığını ve oda olarak Posof kırmızı elmasının coğrafi işaret tescili için çalışmalarımız başlanmıştır.Coğrafi işaret tescil çalışmalarımız Posof Kırmızı Elması ile sınırlı kalmayacak Ardahan ‘a özgü yerel ürünlerin coğrafi işareti tescil ettirmek üzere çalışmalar yapılacağını ifade etti.
13 Kasım 2017 Pazartesi
TÜRKİYE ARDAHAN DERNEKLER FEDERASYONU KURULUYOR
TÜRKİYE ARDAHAN DERNEKLER FEDERASYONU KURULUYOR
Ardahan ardahan dernekler federasyonu .ankara ardahan dernekler federasyonu ve istanbul ardahan dernekler federasyonundan sonra türkiyede bulunan bütün ardahan derneklerini tek çatıda buluştturacak türkiye ardahan dernekleri federasyonuda kuruluyor... proje ve fikir sahibi ahmet demirbaş ardahan dernekler birliği kuruluyor dedi ancak ilk desteği veren gazeteci yazar sosyal medya uzmanı Mehmet Ali arslan yeni oluşumun türkiye dernekler federasyonu olması daha uygundur görüşü bildirdi mehmet ali arslan kendi resmi sitesinde yaptığı açıklamada: ardahan il dernek baskanımız sayın:ahmet demirbaş türkiye genelindeki bütün derneklerini tek çatıda buluşturmak için kolarını sıvadı baskanı destekliyor birde öneri sunuyorum yeni oluşumun adı ardahan dernekler birliği yerine Türkiye ardahan dernekler federasyonu olabilir ifadesini kulandı
BAŞKAN DEMİRBAŞ TARİHİ PROJEYİ FACEBOOK HESABINDA DUYURDU istanbul ardahan ili dernek başkanı ahmet demirbaş dernekçilikte çığır atacak ve her türlü karışılığı önliyecek projesini facebook hesabında duyurdu işte o duyuru
AHMET DEMİRBAŞ
ARDAHAN İL DERNEĞİ
DUYURU
Ardahan birlik beraberlik ve büyük Ardahan lobisi oluşturmak için İstanbul veya İstanbul dışında bulunan hemşerilerimize ulaşmak kültürümüzü yaşatmak için Başlatmış olduğumuz birim başkanlıklarımızdan sonrada İl veya ilçelerde bulunan Ardahan ismini taşıyan Derneklerimizle birlikte hareket etmek el ele vererek daha güçlü birliktelik için DERNEKLER BİRLİĞİ ARDAHAN İL DERNEĞİ TEMSİLCİLİĞİ oluşturulacaktır.
Özellikle İstanbul’da Ardahan ismini taşıyan ( İl ,İlçe ve Köy ) Dernek başkanlarımızın Derneğimize müracaat etmeleri gerekli..
1. Bireysel Birim Başkanlığı
2. Kurumsal Bölge temsilciliği
Olacaktır. Müracaat eden birlikte hareket edeceğimiz Derneklerimiz daha sonra isimleri açıklanacaktır.
10 Kasım 2017 Cuma
Ardahan valisi hoçvan bölgsindeydi
Ardahan Valisi hoçvan bölgesindeydi :
Ardahan Valisi Mehmet Emin Bilmez, il merkezine bağlı Hoçvan bölgesinde 5 köyü ziyaret etti.
Ziyaretleri kapsamında, beraberinde ki kurum amirleri ile birlikte Ağaçlı, Çalabaş, Hacıali, Beşiktaş ve Dağcı köylerine giden Vali Bilmez, bir araya geldiği vatandaşlarla sohbet etti, sorun ve taleplerini dinledi. Kendisine iletilen sorun ve talepleri not alan Vali Bilmez, ziyaretlerinde yaptığı konuşmalarda birlik ve beraberliğe vurgu yaptı. Vali Bilmez, ziyaret ettiği köylerde ki okullarda dersliklere de girdi, öğrencilerle sohbet etti.
Devlet, millet birlikte el ele vererek bütün sorunları çözme gayretinde olacaklarını aktaran Vali Bilmez, “Bugün köylerimizin ihtiyaçlarını, sorunlarını dinlemek, vatandaşlarımızla tanışmak için yola çıktık. Tüm köylerimizde olduğu gibi bu köylerimizde de geçmişte yaşanan ekonomik sıkıntılar dolayısıyla göç olayları yaşanmış. Bugün yaşanan göç olayları ise imkansızlıklardan değil de aksine batıda daha iyi bir hayat yaşama umuduyla gerçekleşiyor. Yaşadığımız bu bölge doğal güzellikleri ile çok zengin bir bölge. Biz devlet olarak bu zengin coğrafyada tüm imkanlarımızla halkımızın, sizlerin hizmetindeyiz. Ama asıl olan sizlerin birbirinizle olan bağları, kardeşliğiniz, birliğinizdir. Köylerimizde sorunlarımız var elbette ama bu sorunları devlet, millet el ele vererek çözme gayretinde olacağız” dedi.
“Kimsenin kardeşliğimizi bozmasına müsaade etmeyeceğiz” diyen Vali Bilmez, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü:
“Çünkü biz bu coğrafyada kardeşçe yaşıyoruz. Kimsenin bizim bu kardeşliğimize, birliğimize kast etmesine izin vermemeliyiz ve vermeyeceğiz de. Devlet İzmir’de ki bir köye ne hizmeti götürüyorsa inanın buraya da aynı hizmetleri getiriyor. Kimsenin kimseye ayrım yapma hakkı yoktur. Türk, Kürt, Laz, Arap, Çerkez herkes kardeştir. Geçmişte nasıl birlik içinde yaşadıysak, Ruslar burayı işgal ettiğinde nasıl hep birlikte mücadele verdiysek, bugün de aynı inançla birbirimize sarılmayız. Kendimize ve çocuklarımıza iyi bir gelecek hazırlamak için elimizden gelen her şeyi birlikte yapmalıyız. Hemen yanı başımızda ki ülkelere baktığımız zaman, hepsi kardeş, hepsi müslüman ama yaşadıkları hadiseler çok üzücü. Biz, onlar gibi olmamak için bir ve beraber olmalıyız. Özellikle çocuklarımızı iyi yetiştirmeliyiz. Çünkü çocuklarımız bizim geleceğimiz. Geçmişte elbette ki bazı olaylar yaşandı, bunları biliyoruz. Ama biz çocuklarımıza sahip çıkacağız. Çocuklarımızın geleceği eğitimdedir. Köyde ki işlerimize verdiğimiz önemi çocuklarımızın eğitimine de vermeliyiz. Sizlerden bunu özellikle rica ediyorum.”
Vali Bilmez, not aldığı sorun ve taleplerin hızlı bir şekilde değerlendirilmesi yönünde ilgili kurum müdürlerine talimatlar verdi., Ardahan Hoçvan
Ardahan Valisi Mehmet Emin Bilmez, il merkezine bağlı Hoçvan bölgesinde 5 köyü ziyaret etti.
Ziyaretleri kapsamında, beraberinde ki kurum amirleri ile birlikte Ağaçlı, Çalabaş, Hacıali, Beşiktaş ve Dağcı köylerine giden Vali Bilmez, bir araya geldiği vatandaşlarla sohbet etti, sorun ve taleplerini dinledi. Kendisine iletilen sorun ve talepleri not alan Vali Bilmez, ziyaretlerinde yaptığı konuşmalarda birlik ve beraberliğe vurgu yaptı. Vali Bilmez, ziyaret ettiği köylerde ki okullarda dersliklere de girdi, öğrencilerle sohbet etti.
Devlet, millet birlikte el ele vererek bütün sorunları çözme gayretinde olacaklarını aktaran Vali Bilmez, “Bugün köylerimizin ihtiyaçlarını, sorunlarını dinlemek, vatandaşlarımızla tanışmak için yola çıktık. Tüm köylerimizde olduğu gibi bu köylerimizde de geçmişte yaşanan ekonomik sıkıntılar dolayısıyla göç olayları yaşanmış. Bugün yaşanan göç olayları ise imkansızlıklardan değil de aksine batıda daha iyi bir hayat yaşama umuduyla gerçekleşiyor. Yaşadığımız bu bölge doğal güzellikleri ile çok zengin bir bölge. Biz devlet olarak bu zengin coğrafyada tüm imkanlarımızla halkımızın, sizlerin hizmetindeyiz. Ama asıl olan sizlerin birbirinizle olan bağları, kardeşliğiniz, birliğinizdir. Köylerimizde sorunlarımız var elbette ama bu sorunları devlet, millet el ele vererek çözme gayretinde olacağız” dedi.
“Kimsenin kardeşliğimizi bozmasına müsaade etmeyeceğiz” diyen Vali Bilmez, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü:
“Çünkü biz bu coğrafyada kardeşçe yaşıyoruz. Kimsenin bizim bu kardeşliğimize, birliğimize kast etmesine izin vermemeliyiz ve vermeyeceğiz de. Devlet İzmir’de ki bir köye ne hizmeti götürüyorsa inanın buraya da aynı hizmetleri getiriyor. Kimsenin kimseye ayrım yapma hakkı yoktur. Türk, Kürt, Laz, Arap, Çerkez herkes kardeştir. Geçmişte nasıl birlik içinde yaşadıysak, Ruslar burayı işgal ettiğinde nasıl hep birlikte mücadele verdiysek, bugün de aynı inançla birbirimize sarılmayız. Kendimize ve çocuklarımıza iyi bir gelecek hazırlamak için elimizden gelen her şeyi birlikte yapmalıyız. Hemen yanı başımızda ki ülkelere baktığımız zaman, hepsi kardeş, hepsi müslüman ama yaşadıkları hadiseler çok üzücü. Biz, onlar gibi olmamak için bir ve beraber olmalıyız. Özellikle çocuklarımızı iyi yetiştirmeliyiz. Çünkü çocuklarımız bizim geleceğimiz. Geçmişte elbette ki bazı olaylar yaşandı, bunları biliyoruz. Ama biz çocuklarımıza sahip çıkacağız. Çocuklarımızın geleceği eğitimdedir. Köyde ki işlerimize verdiğimiz önemi çocuklarımızın eğitimine de vermeliyiz. Sizlerden bunu özellikle rica ediyorum.”
Vali Bilmez, not aldığı sorun ve taleplerin hızlı bir şekilde değerlendirilmesi yönünde ilgili kurum müdürlerine talimatlar verdi., Ardahan Hoçvan
ATATÜRK ARDAHANDA ANILDI
Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk, ebediyete intikalinin 79. yılında Ardahan'da düzenlenen törenle anıldı. Valilik önündeki çelenk sunma programı, yağmur altında gerçekleşti
Ardahan'da Organ Bağışı Standı Açıldı
Ardahan'da Organ Bağışı Standı Açıldı
Ardahan'da Organ Bağışı standı açıldıARDAHAN - 3-9 Kasım tarihleri arasında organ bağışı bilincini geliştirmek amacıyla yapılan "Organ Bağış Haftası" kapsamında Milli Egemenlik Parkında stant açıldı
ARDAHAN KARS IĞDIR TANITIM GÜNLERİNE DAİR
MEHMET ALİ ARSLAN YAZDI - KAZ KEDİ BACAĞI - CNN ARDAHAN
Merhaba sevgili okurlarım bu yazımda ise ardahan kars ve ığdırlı hemşehrilerime sitemim olacak bilindiği gibi ardahan kars ve ığdır dernekleri büyük şehirlerde özeliklede hemşehrilerimizin yoğun oldukları il ve ilçelerde çeşitli etkinlikler yapıyorlar dernekler gibi bende bazı etkinlikler yapıyorum hata çoğu geleneksel hale geldi her sene yapılacak
derneklerimizin en büyük başarısı mehmet ali arslan ile uğrasmaktır ikincibüyük başarıları ise son yıllarda yaptıkları tanıtım günleri bencede bu tanıtım günleri önemlidir çünkü hemen hemen ülkemizin bütün vilayetleri bu etkinlikleri yapıyor son senelerde bizim ardahan kars ığdırlılarda tanıtım günleri yapıyorlar ankarada ve istanbulda yapılan tanıtım günlerinde
aslında organizeler iyi oluyor ancak halktan katılımın az olduğunu görüyoruz hal böyle olunca kazımızın neden kedi bacağı kadar değeri yoktur sorma gereği duydum şimdi çoğunuz diyeceksiniz kaz ile kedi bacağı ne alaka bilmiyen arkadaslar olabilir yazayım kedi bacağı
tanıtım günleri hersene kayseri ilimizden yapılıyor etkinlik kayseride yapıldığı halde yüzbinlerce kişi katılıyor ankara izmir ve bursada yüzbinlerce ardahan kars ve ığdırlı var istanbulda ise bir buçuk ile 2 milyon arasındadır peki biz ankara ve istanbulda yaptığımız tanıtım günlerine neden ilgi göstermiyoruz yaptığımız etkinliklerde belirli kişilerin katıldığını görüyoruz hersene aynı tas aynı hamam ardahan kars ve ığdırlılar olarak artık bunları aşmamız gerekiyor yapılan etkinliklere mümkün oldukça katılmamız gerekiyor diye düşünüyorum tanıtm günlerimiz devam edyor 23-24-25 kasımda istanbul maltepedeyiz buluşmalarımız devam ediyor aralık ayında istanbulda hoçvanlılar gecemiz var yine yakın zamanda şubat ayında ardahan kurtuluş etkinliğimiz var biz bunları sizler için memleketimiz için yapıyoruz bazıları ücretli bazıları ise gider paylaşımına yöneliktir amacımız herkes birşeyler yapıyor bizlerde daanışa içinde olalım güncel yazılarımı yeni açtığımız site sayfa blog ve gruplardan takip edebilirsiniz hepinize sevgi selamlarımı iletiyor
ARDAHANLI: GAZETECİ -YAZAR -SOSYAL MEDYA KRALI : MEHMET ALİ ARSLAN M@@ 2017



































