13 Mayıs 2019 Pazartesi

Pkk lider Abdullah Öcalan'ın avukatı görüşmeyi anlattı


Abdullah Öcalan'ın avukatı görüşmeyi anlattı
Açlık grevi eylemleri sonrası PKK Lideri Abdullah Öcalan, 8 yıl aradan sonra 2 Mayıs’ta avukatlarıyla görüşebildi.
Görüşmede yer alan Avukat Newroz Uysal, Jinnews‘ten Rengin Azizoğlu ve Şehriban Aslan’a görüşmede neler konuşulduğuna ilişkin açıklamalarda bulundu.
Avukat Newroz Uysal’ın görüşmeye dair açıklamaları şöyle:
8 yıllık bir engelleme sonrası başvuru kabul süreci nasıl gerçekleşti?
20 yıllık İmralı tecrit sürecinin en derin son birkaç yılını yaşadık. Bu tecrit süreci beraberinde toplumsal kaosun da geliştiği bir süreç oldu. Bizler 27 Temmuz 2011’den beri avukatları olarak görüştürülmüyoruz. Biz o tarihten bu zamana her hafta rutin başvurumuzu yapıyoruz. Bu rutin başvurumuz bizlerin savcılığa iletmiş olduğu avukat görüşme başvurusu onayı da aynı şekilde rutin olarak bize faks ya da telefon üzerinden iletiliyor. Bu 8 yıldır böyle gelişiyor. Ancak bu son süreçte 21 Temmuz 2016 tarihinden sonra var olan fiili engellemeler gerekçeler bir mahkeme kararına dönüştürüldü. Bu mahkeme kararı aslında Olağanüstü Hal (OHAL) süreci boyunca aile, iletişim yasağı ve İmralı’da herhangi bir teması hukuka aykırı bir mahkeme kararıyla tescillendi. O tarihten bugüne kadar da bu karar belli sürelerde tekrarlanarak bugüne kadar getirildi.
OHAL kalkmasına rağmen disiplin cezaları gibi gayri hukuki, gayri ciddi keyfi gerekçelerle yasaklama kararları alındı. Bu kararlar şu ana kadar sürdürüldü. Bizlerin bu kararlara yaptığımız itirazlarda 22 Nisan tarihinde yasaklama kararının kaldırıldığına dair bir karar tebliğ edildi. Bu karardan öncesinde de sonrasında da haftalık rutin başvurularımızı yapmaya devam ettik. Mevcut görüşme de yaptığımız rutin başvuruların bir geri dönüşü şeklinde gerçekleştirildi. Ancak 4 avukat olarak başvurmamıza rağmen iki avukatın adaya gidebileceği bildirildi ve biz iki avukat olarak bu görüşmeye gidebildik.
Geçen 8 senede İmralı’da neler yaşandı?
Biz bu görüşmede anladık ki 8 senedir bizim yolladığımız hiçbir gazete verilmemiş. Kendisine gazetelerin verildiğini konuşma esnasında anlayabildik ancak bu gazetelerin ne olduğuna dair bir bilgimiz yok. 7-8 kanallı bir televizyonunun olduğunu ifade etti. İçerisindeki kanallar muhtemelen hükümete yakın kuruluşların kanalları. Bizim göndermiş olduğumuz birçok mektubun kendisine verilmediğini fark ettik. İletişim yasağının kaldırıldığı OHAL sürecinden sonra bile kendisinin bize yolladığı mektupların bize verilmediğini anladık. Kitaplar konusunda ortak kütüphane kullanımı vardı İmralı’da. Belli süreçlerde Sayın Öcalan kendi kitaplığını oluşturmuştu. Ancak kendi kütüphanesine ulaşamadığını, toplu kütüphaneden kitap alabildiğini öğrendik.
Görüşmede hangi konu başlıkları tartışıldı? Böyle bir görüşmenin gerçekleşmesi bekleniyor muydu?
Biz giriş yaptıktan sonra farklı bir bekleme noktasında bekletildik. Sayın Öcalan bizden önce avukat görüş odasına alındı. Sesi ve konuşmaları bizim beklediğimiz odaya geliyordu. Biz odaya girdiğimizde kendisi ayakta bizi bekliyordu. Selamlaştık oturduk. Elinde bizim kamuoyuna duyuru olarak ilan ettiğimiz ve açıkladığımız metin bulunuyordu. Bu metinin anlatımıyla bir görüşme başladı. Yaklaşık 50-55 dakika sürdü bu görüşme. Görüşmenin büyük bir çoğunluğu Sayın Öcalan’ın ‘İmralı Duruşu’ olarak tarif ettiği ve ifade ettiğimiz 7 maddelik başlıkların açıklanması şeklinde gerçekleşti. Bu son 3 yıllık süreçte iki defa aile görüşmesi gerçekleşti. Her iki aile görüşmesi de hukuka uygunlukla değil açlık grevlerinin aratmış olduğu toplumsal, ulusal ve uluslararası basınçla gerçekleşen görüşmeler oldu. Bizim gidişimizin de bundan çok farksız olmadı, var olan açlık grevlerinden ve yaratmış olduğu uluslararası yankılardan bağımsız değildir.
Sayın Öcalan’ın elinde bir metinle gelmiş olması bu metnin kamuoyuyla paylaşılması noktasında bir irade göstermesi gidişimizden, açlık grevleri sürecinin geldiği noktadan haberdar olduğunu, bunu öngördüğünü gösteriyor. Bu görüşmenin içeriği noktasında sağlığının, koşullarının, mevcut olan durumun, hukuksal tecride alındığı üzerinden de gelişti. Aynı zamanda diğer 3 müvekkille görüştürülmediğimizi, 4 avukat başvurup 2 avukat götürülmemizi de kendisine belirttik. Kendisinin bu görüşme çerçevesinde ortaya koyduğu tablo somut olarak bizim açıkladığımız metindir. Başlıklara bile baktığımızda Sayın Öcalan 20 yıllık İmralı’daki mevcut duruşu barıştan, demokratik çözümden yana duruşunda bir değişiklik yok, aksine kendisinin de tariflediği gibi daha derin daha anlamlı daha tarihsel ve daha çok netliğe kavuşan bir İmralı duruşuyla karşı karşıyayız.
Abdullah Öcalan’ın açlık grevlerine ilişkin değerlendirmeleri nelerdi?
Kendisi 82 dönemindeki duruşunu, grevlere karşı yaklaşımını tekrar hatırlatarak süreci ele aldı. Ve bu noktada var olan grevcilere saygı duyduğunu, tecridin kaldırılması yönünde bir iradelerinin olduğunu ve buna saygı duyduğunu defalarca ifade etti ve çağrısı da metinde okuduğumuz şekilde bir çağrıydı. Bu hususta tabi ki grevcilerin iradesi, grevcilerin talebi esastır. Grevcilerin bu noktada tecridin yalnızca bir aile, avukat görüşüyle sınırlandırılamayacağı noktasındaki çağrıları ve tutumları hususunda greve başlarkenki iradeleri onlara ait olduğu gibi grevi devam ettirme, sonlandırma, değiştirme, evriltme, dönüşüm iradeleri de kendilerine aittir. Nitekim kendileri de bizim açıklamamızdan kısa bir süre sonra kendi açıklamalarını yaptılar. Sayın Öcalan’ın açıklaması, çağrısı net. Bu hususta tabii ki grevcilerin iradesinin önüne geçebilecek bir noktada değiliz. Ki mevcut halde Leyla Güven dahil olmak üzere tüm grevciler tek bir avukat görüşünü veya aile görüşünü yeterli görmeyip Sayın Öcalan’ın yasal haklarının sürekli bir tesisini talep ettiklerinin altını çizdiler.Bu hususta özellikle biz avukatların önündeki sınırlama, diğer müvekkillerle görüştürülmemiş olmamız ya da görüşmelerin kısıtlı sürmesi, not alış verişlerinin yapılmaması, mevcut açıklamanın bize geç verilmiş olması, grevin çok çok ilerletilmesinden sonra görüşmelerin gerçekleştirilmiş olması, bu görüşmelerin devamına yönelik biz avukatlara ya da siyaseten iktidara bir çağrısı mevcut durumu etkileyen bir noktadır. Tek başına Sayın Öcalan’ın çağrısından azade de değildir. Mevcut durumun hepsini değerlendiren bir açıklama yapıldı. Bu noktada bizler de bu iradeye saygı duymak zorundayız.
Yaptığınız görüşme ile kamuoyuna deklare edilen metin arasında farklılıklar bulunuyor mu? Bu metinle Abdullah Öcalan’ın daha önce deklare ettiği metinler arasında nasıl bir ilişki kurulabilir?
Bu metin direkt kendisinin ve beraberindeki 3 müvekkilimizin imzasıyla yazılmış, bizim orada gördüğümüz, masada elinde bulunan ve aynı şekilde kamuoyuna deklare ettiğimiz halidir. Metnin değiştirildiği tartışmalarını basından izliyoruz. Bizlere basın açıklaması sonrası yöneltilen sorularda da yer aldı. Açıkçası bu, açıkladığımız metne, Sayın Öcalan’ın 20 yıllık duruşuna, 2013-2015 sürecinde kendisinin kamuoyuna doğrudan aktarmış olduğu tutumuna tamamıyla ters çarpıtılan doğru okunmayan, dönemsel yaklaşılan yorumlardır. Sayın Öcalan’ın ifade ettiği gibi metinde 2013 deklarasyonuna atıf yapıyor. Nedir bu Newroz bildirgesine atıf; aslında kendisinin çokça açıkladığı gibi Türkiye’nin demokratikleşmesi, onurlu bir barış ve anayasal çerçevede gerçekleşen bir çözüm. Bu noktada 2013’e atıf yapan, yine aynı şekilde Özal döneminden bugüne 24-26 yıldır aynı barış sürecine atıf yapan bir Öcalan var karşımızda. Bu kadar tarihsel ve derin bir değerlendirme karşısında sığ kalan, yerini bulamayan yaklaşımlar tamamen mevcut görüşmeyi ve Sayın Öcalan’ın duruşunu boşa düşürmeye çalışan yorum ve tutumlardır.
Sayın Öcalan’ın gündeminde İstanbul seçimleri yoktu. Sayın Öcalan’ın gündeminde YSK’nın vereceği bir karar da yoktu. Kendisi bu süreci toplumsal kutuplaşma ve ayrışma süreci olarak tanımladı. Bunun karşısına Sayın Öcalan uzlaşı koyuyor. Demokratik, siyasal, çözüm odaklı bir uzlaşı koyuyor. Hala sorunları tespit edip çözüm geliştirebileceği gücü olduğunu gösteriyor. Bu kadar derin bu kadar geniş sorunların tespit edildiği bir tutuma karşı YSK seçimini, güncel siyaseti, var olan dönemsel tutumun karşısında ne kadar güçlü ve çözüm odaklı olduğunu bize gösteriyor. Bu yorum ve yaklaşımların bir karşılığı olduğunu düşünmüyoruz. En azından müvekkilimizin açıkladığı metin ve bizim kendisi ile yaptığımız görüşmeyi göz aldığımızda böylesi yaklaşımlar manipüle etmektir, çarpıtmaktır ve tamamen Sayın Öcalan’ın iradesini boşa çıkarmaktır.
Abdullah Öcalan’ın avukatı olarak sürece dair öngörüleriniz nelerdir? Neye evrilir?
Yani metnin kendisine baktığımızda, görüşmenin sürecine baktığımızda aslında altını çizmemiz gereken en önemli şey şudur ki; Sayın Öcalan mevcut çözüm pozisyonundan, barışa olan inancından hiç geri atmamıştır. Yani bulunduğu durumunu kendisinin ifadesiyle daha da derin, daha anlamlı, daha tarihsel ve ders çıkararak, hatalarımızı görerek aslında bir çözüm perspektifi sunmaktadır. Yani bu başlıkların her biri Türkiye’nin demokratikleşmesi, müzakere süreci, demokratik müzakere yöntemleri, bu yöntemle beraber varılacak çözümün siyasal bir çözüm ve barışa evriltilebilecek bir çözüm olduğunu ifade etmesidir. Genel olarak baktığımızda Sayın Öcalan’ın hem komplo öncesi barıştaki duruşu, hem de komplo sürecinden sonrası İmralı’da yürütmüş olduğu mücadele, savunmalarda belirtmiş olduğu çözüm iradesi ve sonrasında çözüm süreci olarak tarif edilen bir diyalog sürecinde ifade etmiş olduğu iradesini mevcut haliyle aslında çok daha farklı değil aksine daha net, daha kesin, daha güçlü olduğunu ifade edebiliriz. Kendisinin de ifade ettiği gibi. Ve aynı şekilde kendisi hem kendi durumunu hem Türkiye bakımından hem de Orta Doğu bakımından hem de dünya bakımından aslında bir var olma süreci ve muhataplık süreci olduğunu bizler bir kez daha kamuoyundaki mevcut açıklama sonrası yankılardan çok net bir şekilde gördük.
Kendisi en demokratik müzakereci pozisyonunu, müzakere etme pozisyonunu, sorunları çözme noktasındaki iradesinin daha güçlendiğini defalarca içerisinde ifade etti. Ve bu noktadaki gücünün olduğunu, düşündüğünü, önerilerinin olduğunu ve bu noktada kamuoyuna açıklama noktasındaki bu ilk açıklamanın sonrasında tabi ki devamın gelebileceğine biz mevcut görüşmelerin devam edip etmeyeceğini, nasıl bir karşılık bulacağını açıkçası hep beraber göreceğiz. Ama genel olarak ifade edilmelidir ki, Sayın Öcalan’ın çözüm ve barış pozisyonu azalmamıştır aksine güçlenmiştir.
Son olarak Abdullah Öcalan’ın sağlığı en çok merak edilen konulardan biri. Sağlığı hakkında neler söyleyebilirsiniz?
Sayın Öcalan’ın sağlığı bizim birinci gündemlerimizden, her dönem endişe duyduğumuz, merak ettiğimiz ana başlıklardan bir tanesi. Bunu kendisine sorduğumuzda bize çok net “Benim için sağlık ikinci plandadır. Bir çözüm iradesi göstermek, İmralı’da yaşayabilmek için fiziki sağlığa değil ruhi, zihni sağlığa ihtiyaç vardır. Ben çok gencim. Zihnen de gencim, ruhen de gencim, fiziken de genç hissediyorum kendimi” cevabını verdi. Morali, gücü, kendinden emin duruşu, ses tonu bizim o çok kısıtlı sürede anlayabileceğimiz kadarıyla sağlığı iyiydi. Daha önceki dönemlerde de, avukat ve aile görüşmelerde de vermiş olduğu cevap her zaman bu olmuştur. “Ben fizikken kendimi hapsetmiş olsaydım burada dayanamazdım. Ancak ben ruhen ve zihnen kendimi diri tuttuğum için gencim güçlüyüm ve moralliyim” diyor. Bizim kendi gözlemlerimiz de aynı şekilde iyi göründüğü üzerine. Yayınlanan son fotoğrafa benzer bir şekilde saçlarda beyazlama biraz da kilo verme durumları vardı ancak gayet dinç ve sağlıklı görünüyordu.
KAYNAK: DEMOKRAT HABER


ARDAHAN İNTERNATİONAL ₺CNN #ARDAHAN #INTERNATİONAL

11 Mayıs 2019 Cumartesi

AZERİLER : ERMENİ FUTBOLCU GELEBİLİR




AZERİLER : ERMENİ FUTBOLCU GELEBİLİR
ingiliz takımı Arsenal Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de oynanacak UEFA Avrupa Ligi finali öncesi Ermeni futbolcusu Henrik Mkhitaryan için UEFA'dan güvenlik garantisi isterken Azerilerden flaş bir karar geldi
Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı Ermeni futbolcu Henrik Mkhitaryan'ın Bakü'deki Avrupa Ligi finalinde oynayabileceğini açıkladı Bakanlık sözcüsü Azerbaycan bir çok büyük spor etkinliklerine ev sahipliği yaptı. Ermeni sporcular da bunlara katıldı. Spor ve siyaset birbirinden ayrıdır dedi

#azeri #azeriler #ermeni #ermeniler #cnn #ardahan #ınternational #arsenal 
 #ingiltere #spor #uefa #fifa #haber #haberler #gazete 



ARDAHAN İNTERNATİONAL ₺CNN #ARDAHAN #INTERNATİONAL

ardahanı dünyaya dünyayı ardahana tanıtır

cnn ardahan ınternational ardahanı dünyaya dünyayı ardahana tanıtır



ARDAHAN İNTERNATİONAL ₺CNN #ARDAHAN #INTERNATİONAL

7 Mayıs 2019 Salı

Ardahan yeni internet Web Sitesi Yayın Hayatına Başladı



 Ardahanın yeni internet Web Sitesi Yayın Hayatına Başladı
Ardahanıda ilk internette yayınlıyan: Gazeteci - Yazar İnternet uzmanı:  Mehmet Ali Arslan'dan  yapılan açıklamada mobil cihazlarla uyumlu
modern tasarım öğelerine sahip ardahanın yeni internet site si
www.ardahan.site adresinde yayın hayatına başladığı belirtildi. yerel ulusal ve uluslararası tüm internet sitelerinde googlenin alt yapısını kulanan mehmet ali arslan ardahan yeni sitesinde de google alt yapısı kulandı.

site açılış sayfasında şu bilgilere yer verdi Sitemiz Ardahanın bütün kamu hizmetlerine ve Mehmet Ali Arslan'ın Ardahan ile ilgili bazı sitelerine tek bir noktadan erişim imkanı sağlayan bir internet sitesidir.sitemizde
ardahan ile ilgili güncel yayınlarda yapılmaktadır. bu yayınlara sitemizin ana sayfasında erişim sağlayabilirsiniz.
www.ardahan.site




ARDAHAN İNTERNATİONAL ₺CNN #ARDAHAN #INTERNATİONAL

1 Mayıs 2019 Çarşamba

Mehmet Avşar Ardahan da AKP ak parti Köksoy yüzünden kaybetti


AK PARTİ KÖKSOY YÜZÜNDE BELEDİYE’yi KAYBETTİ

Ardahan Belediyesinini on yıl yöneti. Geriye ise tam bir enkaz bıraktı. 1974 model araçların da içinde bulunduğu hurda araçlar yığını ile Ardahan’a hizmetin mümkün olmayacağını bildiği halde halkın aklıyla adeta alay etti.

Yeni araç almak yerine birilerinin cebi dolsun diye kiralık araç dönemini başlattı. İhaleyi ise kendine yakın isimlere verdi. Belediyeyi Dışarıda gelen iflas etmiş müteahhitlerin cenneti haline getirdi. Böylelikle fakir- fukara ve yetimin hakını bu şekilde yedirmiş oldu.

Yeni başkan Faruk Demir, belediyenin borcu 85- 90 milyonu bulacağını söylüyor.

10 yıl boyunca kayda değer bir hizmete imza atmayan Köksoy,  iktidarın nimetlerinden en fazla faydalanan belediye olmasına rağmen bu kadar borcu nasıl biriktirdi kimse bilmiyor? En önemlisi kendi partisine bu kötülüğü nasıl yaptı?

Onun bu adaletsiz icraatları yüzünde Ak parti Ardahan’da Belediyeyi kaybetti.

Seçimi kazanan CHP Adayı Faruk Demir bile, belediye sitesinde yayınladığı videoda, “Ben bunu sayın Cumhurbaşkanına şikayet edeceğim, Ak partinin Ardahan’da seçimi niçin kaybettiğini bilsin. “ demesi olayın vahameti açısında önemlidir. 

Yine sosyal medya hesabından Demir aynen şunları yazdı;

ARDAHAN. 
T.C nin 81 vilayetinden biri.
Serhat ilim benim.
Öksüz ve yalnızdın ama bitti artık.
Şimdilik bir iki küçük örnek vericem sizlere.
Koca bir vilayet;
Belediyede sadece 1 tane cenaze arabası var
KİRALIK.
Sadece 1 tane greyder var
KİRALIK
Ambulans mı?
YOK.
Sadece 1 tane VİDANJÖR  var (fotoğraftaki yorgun)
1974 model. Bir gün çalışıp bir hafta arızalı.
BAŞARACAĞIZ
BU TABLOYU DEĞİŞTİRECEĞİZ.
BİRAZ SABIR. 
Ardahan Türkiye’min en iyilerine layıktır ve öyle olacak.
Ya olacak, yada olacak. 
SÖZÜM SÖZ.
Haydi Bismillah, Şimdi çalışma zamanı. 
Biz işgalden koca bir CUMHURİYET kurmuş MUSTAFA KEMEL ATATÜRK ün yolundan giden Yurtsevleriz.
Bir ili şaha kaldırmakmı? çok kolay. 
Bu paylaşımımı kaydedin can hemşehrilerim.

Evet tablo pekte iç açıcı değil.  Eski başkan Faruk giderken ardı sıra böyle bir enkaz bıraktı gitti. Bunun hesabını nasıl verecek onuda yüce Türk adaletine bırakıyoruz. Yeni başkan Faruk bundan sonra ne yapacak bunun üstesinde nasıl gelecek hep birlikte göreceğiz. Mehmet Avşar

ARDAHAN İNTERNATİONAL ₺CNN #ARDAHAN #INTERNATİONAL

30 Nisan 2019 Salı

Ardahan da çocuğa taciz iddiası


Ardahan'da Sözlü Taciz İddiası
ARDAHAN Göle İlçesinde 8 yaşındaki kız çocuğuna sözlü tacizde bulunduğu iddia edilen bir kişi gözaltına alındı
Alınan bilgiye göre,i ardahan göle merkezde Oltu Caddesi üzerinde E.Y isimli kız çocuğu S.Ç tarafından sözlü taciz edildiğini iddia ederek durumu ailesine haber verdi
Ailenin olayı emniyete bildirmesi üzerine bölgeye gelen polisler, şüpheliyi gözaltına aldı.
Olayın duyulması üzerine kısa sürede toplanarak duruma tepki gösteren vatandaşları Ardahan İl Emniyet Müdürü Ayhan Taş sakinleştirdi.
Taş Göle Kaymakamlığı önünde toplanan vatandaşlara, Sizden ricam dağılın Sizin şu an dağılmanız daha uygun olur. O sizin kadar benim çocuğum şeklinde seslendi
Taş'ın çağrısı üzerine grup, olaysız bir şekilde dağıldı
Emniyetteki ifadesinin ardından S.Ç, zırhlı polis aracı ile kaymakamlıktaki Göle Adliyesi'ne çıkarıldı
AA

ARDAHAN İNTERNATİONAL ₺CNN #ARDAHAN #INTERNATİONAL

29 Nisan 2019 Pazartesi

Sanatçı Dilber Ay hayatını kaybeti


Türk halk müziği sanatçısı Dilber Ay, akşam saatlerinde rahatsızlanarak Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı.
Dilber Ay, geçirdiği kalp krizi nedeniyle hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen 63 yaşında hayatını kaybetti.

DİLBER AY KİMDİR?
DilberAy 1 Ocak 1956 tarihinde Kahramanmaraş'ta dünyaya geldi. Maddi imkanlar nedeniyle ilkokulu üçüncü sınıfa kadar okudu. Çocukluk yılları zor geçen Dilber Ay, 13 yaşında evlendirildi ancak evlenmeden önce Düzce'de bir ses yarışmasına katıldı ve birinci seçildi. İlk evliliğini bitirdikten sonra bir kez daha evlenen Dilber Ay, geçtiğimiz yıllarda Flash TV'de yaptığı 'Kadere Mahkumlar' programıyla televizyon yüzü de oldu.
İlk olarak radyoda tanınan Dilber Ay, Hacı Ağa şarkısıyla ismini geniş bir kitleye duyurdu. 'Beynelmilel' filminde oynadı ve ilk rolünde Altın Koza Ödülü'ne layık görüldü.
Murat Şeker'in yönettiği 'Hayat Sana Güzel' isimli filmde rol aldı.
1998'de şimdiki eşi İbrahim Karakaş ile evlendi.
Bir röportajında evliliğiyle ilgili konuşan Dilber Ay, "İlk günkü sevgi ve heyecan ikimizde de hâlâ var. Zaten olmasa bugünlere gelemezdik." açıklamasında bulunmuştu

ARDAHAN İNTERNATİONAL ₺CNN #ARDAHAN #INTERNATİONAL
 
Kars adlı Gazetemiz 1995 yılında Mehmet Ali Arslan tarafından kurulmuştur. Kars Gazetesi Karsın ilk internet Gazetesi . .